Nûh Sûresi 26. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 571
وَقَالَ نُوحࣱ رَّبِّ لَا تَذَرۡ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ دَيَّارًا ٢٦
Nûh dedi ki: "Yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
قَالَ نُوحٌ رَبِّ – Evvelki «قَالَ نُوحٌ رَبِّ» üzerine ma’tuftur. Fakat evvelkiler gibi yalnız söyleneni hikâye için değil, ondan helâke istihkaklarını beyan için olup da bu duânın da onların hatîâtları yüzünden olduğu anlatılmak üzere te’hîr olunmuştur. Çünkü bu duânın garktan evvel olması zâhirdir. Yarab - لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ bırakma Arz üzerinde - Arz denince zâhir ve umumen ma’lûm olan arzdır. Maamafih ahd ile kavmi Nuhun bulunduğu Arz demek de olabilir. مِنَ الْكَافِرٖينَ دَيَّارًا Bütün o kâfirlerden - bir kimse, yâhud yurd sahibi bir kimse. Derlerki «دَيَّار» kelimesi ancak umumu nefiyde kullanılır «مَا بِالدَّارِ دَيَّار» denilirki evde kimse yok demektir. Ve bu kelimenin aslı dârdan yâhud devirden fey’al vezninde deyvardır. Vav yaya kalbolunmuştur. Fa’al vezninde değildir. Yoksa «ya» olmaz devvar olurdu. Şu halde iştikakına nazaran asıl mefhumu evcil yâhud yurdcul demek gibidir. Maamafih deyyar, ayyaş gibi ya’î olarak «دَيْر» den fa’al vezninde de olurki deyr bekliyen, manastır bekçisi ma’nasınadır. Bu suretle nefiy, umumî olmakla beraber maksad yurd sahibi dar-ü diyar idâre eder hiç bir kimse demek olması da zâhiren şu ta’lîle muvafık görünür: