Nisâ Sûresi 166. Âyet
Medine · Cüz 6 · Sayfa 104
لَّـٰكِنِ ٱللَّهُ يَشۡهَدُ بِمَآ أَنزَلَ إِلَيۡكَۖ أَنزَلَهُۥ بِعِلۡمِهِۦۖ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يَشۡهَدُونَۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًا ١٦٦
Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik ederler. Allah’ın şahitliği de kafidir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
لٰكِنِ اللّٰهُ يَشْهَدُ بِمَآ اَنْزَلَ اِلَيْكَ lâkin Allah sana inzal ettiğiyle kendi şehadet ediyor ki اَنْزَلَهُ بِعِلْمِهٖ o sana onu kendine mahsus olan ilmiyle inzâl buyurdu.» - Bu öyle bir te’lifi bedi, ve kelâmı İlâhîdir ki buna Allahdan başka hiç kimsenin ilm-ü kudreti yetişemez, evvelîn-ü âhırîn muarazasından âcizdir. Allah bunu öyle bir sun’ı ı’caz ile inzal buyurdu ki nazmı beliğindeki esrarı belâğat, mazmunundaki envarı kudsiyye, meânii gaybiyyesindeki hakaikı âliyye, ahkâmındaki hıkem-ü mesalih, gayesindeki saadeti mutlaka ilmi İlâhîden başkasının kudreti ihatasından haricdir. Bu ne keyfe mettefak vakı’ oluvermiş bir tesadüf, ne de cahil bir tabiatın lâ şuurî bir feveranıdır, her şeyi bilen ve her yaptığını bilerek yapan Allah tealânın ilmi ezelîsiyle inzâl buyurduğu bir fermanı hak, bir mu’cizei bâhiredir. Buna Allah böyle şehadet ettiği gibi وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَشْهَدُونَ Melâike de şehadet eder. Çünkü Melâike şehadeti İlâhiyyenin hâmilleridir. Bunun inzâli Cibrili emînin risaleti ve onun maıyyetindeki bütün Melâikenin tebcilâtı içinde vakı’ olmuşdur. Ve onlar «لَايَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ» dirler. Maahaza başka şâhide ihtiyac da yoktur وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَهٖيدًا şâhid olmak üzere Allah yeter. Allah senin sıdkı nübüvvetine öyle beyyinatı bâhire ve huceci zâhire nasb-ü ikame etmişdir ki bunlar diğer şâhidlerle istişhaddan muğnidir. Muhammed ve Kur’an: Bunlarda zuhur eden tecelliyatı hak diğer şâhidlerden müsteğnidir. Hakkın kendine kendi tecelliyatiyle şehadetinden daha beliğ hangi şehadet olabilir? «قُلْ اَىُّ شَىْءٍ اَكْبَرُ شَهَادَةً قُلِ اللّٰهُ» buna karşı