Nisâ Sûresi 114. Âyet
Medine · Cüz 5 · Sayfa 97
۞لَّا خَيۡرَ فِي كَثِيرࣲ مِّن نَّجۡوَىٰهُمۡ إِلَّا مَنۡ أَمَرَ بِصَدَقَةٍ أَوۡ مَعۡرُوفٍ أَوۡ إِصۡلَٰحِۭ بَيۡنَ ٱلنَّاسِۚ وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ ٱبۡتِغَآءَ مَرۡضَاتِ ٱللَّهِ فَسَوۡفَ نُؤۡتِيهِ أَجۡرًا عَظِيمࣰا ١١٤
Bir sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı veyahut da insanlar arasını düzeltmeyi emreden(ler)inki hariç, onların aralarındaki gizli gizli konuşmalarının çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah’ın rızasını kazanmak için yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
لَا خَيْرَ فٖى كَثٖيرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ onların fısıltılarının, tebyiti kavl için ictima’ edib gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِ ancak bu miyanda sadaka veya bir ma’ruf veya beynennas bir islâh emredenler, bu üç maksaddan biri için toplanıb gizlice konuşanlar müstesna. وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَآءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ ve her kim bunları Allah rızası için yaparsa فَسَوْفَ نُؤْتٖيهِ اَجْرًا عَظٖيمًا yarın ona büyük bir ecir veririz.»- Demek ki başka bir maksadla değil, Allah rızası için olmak şartiyle bu üç maksadla değil, Allah rızası için olmak şartiyle bu üç maksaddan birisi için akdi ictima’ edib gizlice konuşmak müşavere ve müzakere etmek caiz ve hatta medubdur. Bunların haricindeki ictimaat ve müzakeratı hafiyyede ise hiç bir hayır yoktur. Mü’minlerin bunlardan sakınmaları ve bu gibi ictimaata iştirak etmemeleri ve hattâ men’ eylemeleri lâzım gelir.
SADAKA, MA’RUF, ISLAHI BEYN; Bu üç kelime a’mali hayriyyenin hepsine şamildir. Zira nâsa müteaddi
olan ameli hayr ya iysali menfeat veya def’i mazarrat içindir. Menfeat ise ya mal vermek gibi cismanîdir. Sadaka ile bu nev’a işaret olunmuştur. Veya ruhanîdir. Emir bilma’ruf ile de bu nev’a işaret olunmuştur. Islâh beynennâsda def’i zarar kısmına işarettir. Görülüyor ki bütün bunlarda va’di ecir emre değil, «وَمَنْ يَفْعَلْ» diye fi’le ta’lık edilmiş ve Allah rızası için olmakla da takyid olunmuştur.