AyetSûreler

Nisâ Sûresi 108. Âyet

Medine · Cüz 5 · Sayfa 96

يَسۡتَخۡفُونَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَلَا يَسۡتَخۡفُونَ مِنَ ٱللَّهِ وَهُوَ مَعَهُمۡ إِذۡ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرۡضَىٰ مِنَ ٱلۡقَوۡلِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا يَعۡمَلُونَ مُحِيطًا ۝١٠٨

Bunlar, insanlardan (hainliklerini) gizlerler de, Allah’tan gizlemezler. Oysa O, geceleyin istemediği şeyi kurarlarken onların yanı başlarındadır. Allah, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

يَسْتَخْفُونَ مِنَ النَّاسِ الخ burada nefse hıyanetin bir suretini izah ve nefislerine hıyanet edenlerden bir kısmı mahsusun tasviri vardır ki bunlar اِذْ يُبَيِّتُونَ مَا لَايَرْضٰى مِنَ الْقَوْلِ Allahın razı olmıyacağı sözler tebyit ederler ve bunu yaptıkları vakit Allah yanlarında iken ondan gizlemezler, Allaha karşı bunu yapmaktan çekinmezler de insanlardan gizlerler.» Yukarılarda da beyan olunduğu üzere TEBYİT, beytutetten veya beytten me’huzdur. Beytutetten olduğuna göre bir işi geceleyin tedbir etmek, geceletmek, gece karanlığında yapmaktır. Beytten olduğuna göre de bir sözü manzum bir beyt, bir şi’ir yapar gibi uğraşıb uydurmak, tanzım etmeğe çalışmakdır. Bu gibi kimseler de zihinlerinde veya aralarında fena fikirler tertib ederler. Bunları herkesten gizli tutmak için geceleri kendilerine mahsus hafiy yerlerde ictima’ ederek veya veznine mevzununa uydurub beyt tanzım eder gibi çalışarak ve süsliyerek Allahın razı olmıyacağı bir takım kararlar verirler, tezvirat uydururlar ve bunları yaparken Allahdan korkmazlar, onu hiçe sayarlar da insanlardan son derece çekinirler ve onları aldatmağa çalışırlar. Halbuki وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحٖيطًا onlar ne yapıyorlarsa Allah hepsini muhîttır. Hiç birini kaçırmaz, irinde gecinde cezalarını verir, böyle yapanlar binnetice kendilerini aldatmış nefislerine hıyanet etmiş olmaktan başka bir şey yapmış olmazlar. Yaptıkları fenalık bulundukları muhîtın içindedir.»- Tu’me gibi hâinleri müdafaa ve himaye etmek isteyenler de bu gibiler miyanında bulunduğu için bu tasvir üzerine telvini hıtab ile ve onlara tevcihi kelâm ile buyuruluyor ki:

Ey hâinleri müdafaa edenler!