Mürselât Sûresi 6. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 580
عُذۡرًا أَوۡ نُذۡرًا ٦
Gerek özür için olsun, gerek uyarı için
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
عُذْرًا اَوْ نُذْرًا – OZÜR, ma’zur kılınmak, ya’ni kabahati silmek ma’nâsına,
NÜZÜR de inzar etmek, korkutmak, sakındırmak ma’nâsına masdar olarak zikirden bedel yâhud
mef’uldürler. Ya’ni muhikk olanlara ozr için, mübtıl olanlara inzar için, ma’ziret ma’nasına azîrin veya inzar ma’nasına nezîrin yâhud âzir ve münzir ma’nasına azîr ve nezîrin cem’i de olabilirki üçüncüsünde hâl olurlar. Yine Keşşafta: yâhud: azâb rüzgârlarına kasem etmiştir: onları göndermiştir de büküp büküp devirmişlerdir. Ve rahmet rüzgârlarına kasem etmiştirki ölü erazîye hayat neşretmişlerdir de Allaha şükredenlerle küfredenleri ayırd etmişlerdir «لََاسْقَيْنَاهُمْ مَآءً غَدَقًا لِنَفْتِنَهُمْ فٖيهِ» gibi de bir zikir, bir intibah ilka eylemişlerdir. Ya Allahın ni’metini görüp şükretmek üzere tevbe ve istiğfar ile Allaha i’tizar edeceklere ozr için veya onu tabi’ate hamledip Allaha şükrürden gaflet edenlere inzar için. Ki zikre sebeb olduklarından dolayı mülkıyâtı zikir addedilmişlerdir demek olur. Bundan başka bu ma’nalar âyâtı Kur’an veya Enbiyanın bi’setleri ve beşerin kalbine vârid olan havatır ve deva’î hakkında da mülâhaza olunmuştur. Maamafih bu âyetlerde yalnız sıfatler zikredilmiş olduğu için mevsuflarının ta’yinine kalkışmıyarak ve bu iyzahlar birer misâl gibi addolunarak bu yalnız asıf, neşir, fark, ilkaı zikir denebilen fi’illeri yapmak üzere urf için veya mütevaliyen gönderilen kuvvetler diye anlamak en sâlim ve en şumüllü ma’na olurki bu da Melâike ma’nasında zâhirdir.