Mücâdele Sûresi 2. Âyet
Medine · Cüz 28 · Sayfa 542
ٱلَّذِينَ يُظَٰهِرُونَ مِنكُم مِّن نِّسَآئِهِم مَّا هُنَّ أُمَّهَٰتِهِمۡۖ إِنۡ أُمَّهَٰتُهُمۡ إِلَّا ٱلَّـٰٓـِٔي وَلَدۡنَهُمۡۚ وَإِنَّهُمۡ لَيَقُولُونَ مُنكَرࣰا مِّنَ ٱلۡقَوۡلِ وَزُورࣰاۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورࣱ ٢
İçinizde zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadındır. Şüphesiz onlar çirkin ve yalan bir laf söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedici, bağışlayıcıdır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اَلَّذٖينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَآئِهِمْ Kadınlarından zıhar yapan kimseler - ya’ni zıhar ta’bir olunan sözle kadınlarından uzaklaşan kimseler - sırt ve arka demek olan «ظَهْرٌ» kelimesinden me’huz olan zıhar veya muzahere: bir kimsenin zevcesine sen bana anamın zahrı ya’ni arkası gibisin demesi veya onun bir uzvunu kendine mahrem olan kadınlardan birinin karın, bel, kasık gibi nazar haram olan bir uzvuna benzetmesidir ki halalı haram kılan çirkin bir sözdür. Evvel emirde bunun söylenmesi caiz olmıyan bir münker, bir cinayet olduğu anlatılmak üzere şöyle buyuruluyor. Cahiliyede o sözü söylemeyi adet etmiş olanlar bilmelidirlerki: مَا هُنَّ اُمَّهَاتِهِمْ o zıhar yapdıkları kadınlar onların anaları değildirler. اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ اِلَّا الّٰٓ ىٖٔ وَلَدْنَهُمْ onların anaları ancak onları doğurmuş olan valideleridir. - ki «وَاُمَّهَاتُكُمُ الّٰتٖىٓ اَرْضَعْنَكُمْ» mantukıyle emzirenler ve «اَلنَّبِىُّ اَوْلٰى بِالْمُؤْمِنٖينَ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَاَزْوَاجُهُٓ اُمَّهَاتُهُمْ» mantukıyle Peygamberin zevceleri dahi analar hukmündedir. وَاِنَّهُمْ ve haberleri olsunki onlar - o zıhar sözünü söyleyenler لَيَقُولُونَ مُنْكَرًا مِنَ الْقَوْلِ وَزُورًا herhalde münker, ya’ni gayri meşru’, çirkin bir lakırdı ve bir yalan söyliyorlardı - yalandır. Çünkü kadınları anaları değildir. Hem gayre muzır bir yalandır, bir tezvirdir, kadının gönlünü kırar ve hukukunu haleldar eder. Bununla beraber çirkin bir sözdür çünkü anasının veya mahreminin na mahrem bir uzvunu ağzına almaktır. Bunlarla beraber Allahın halâl kıldığını haram kılmak gibi bir küstahlıkla hukukullaha tecavüzdür. O halde ağza alınmaması lâzım gelen bir cinayet, bir günahtır. Fakat söylenince de hukümsüz kalamaz. Ihbârı yalan olmakla beraber iktizasiyle bir hurmet inşâsından hâliy de olamaz. Öyle ki erkeğin ağzından çıkan bu çirkinlik kadının hayız zamanındaki ezaya benzer bir hurmet ifade eder وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ maamafih şu da muhakkak ki Allah afvı çok bir gafurdur. - Onun için o çirkinliği öyle günahkârlara tevbe ve rucu’ ile o süzü geri almak ve bir keffaret ile o çirkinliği örtüp temizleterek afv-u mağfiretine irmek çaresini de teşrı’ ve şu suretle ta’lim buyurmuştur: