Mâide Sûresi 29. Âyet
Medine · Cüz 6 · Sayfa 112
إِنِّيٓ أُرِيدُ أَن تَبُوٓأَ بِإِثۡمِي وَإِثۡمِكَ فَتَكُونَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلنَّارِۚ وَذَٰلِكَ جَزَـٰٓؤُاْ ٱلظَّـٰلِمِينَ ٢٩
Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اِنّٖٓى اُرٖيدُ اَنْ تَبُٓوأَ بِاِثْمٖى وَاِثْمِكَ ben bu suretle şunu isterim ki beni günaha sokmayasın da hem benim günahım hem de kendi günahınla dönüb gidesin, bu iki günahı yüklenerek can verüb huzurı hakka varasın da فَتَكُونَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ eshabı nardan olasın, zira وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِمٖينَ zalimlerin cezası budur.».
Burada iki sual vardır. Birincisi «وَلَاتَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى» olduğu halde katil, maktulün günahını nasıl yüklenir? Bu nokta bir kaç vechile izah edilmiştir. Bir hadîsi şerifte «اَلْمُسْتَبَّانِ مَا قَالَا فَعَلَى الْبَادِى مَا لَمْ يَعْتَدَّ الْمَظْلُومُ= söküşenlerin bütün söyledikleri badîye aittir. Ya’ni ibtida başlayan hem aynen kendisinin günahını, hem de sebeb olduğundan dolayı arkadaşının günahının bir mislini yüklenir. Fakat mazlûm, tecavüz edib daha ileri gitmedikçe» buyurulduğu gibi burada da «بِاِثْمِى» demek şayet sana karşı mukabeleten el uzatırsam gireceğim günahın bir misli demektir. Binaenaleyh biri tecavüz eder diğeri de mukabele eyler de ikisi de maktul düşecek olursa badi olan iki cinayet, obiri de bir cinayet yapmış olur. Beriki mukabele etmiyecek oluras bu bir cinayetten de kurtulur. Fakat katil yine iki cinayet yapmış ve iki günah yüklenmiş bulunur ki birisi mazlûmü katl etmek, diğeri kendini ukubete müstehık kılıb ateşe atmak cinayetidir. Bundan başka «اِثْمِى» demek hazfi muzaf ile «اِثْمِ قَتْلِى» ya’ni beni öldürmek günahı «اِثْمُكَ» de bundan evvelki günahın, ezcümle kurbanının kabul edilmemesine sebeb olan günahın demek de olabilir ki bu ma’nâ İbni Abbas, İbni mes’ud, Hasen ve Katade hazaratından nakıl de edilmiştir.
İkincisi, bir insan için kendinin Allaha ısyan etmesini istemek câiz olmadığı gibi başkasının ısyanını istemek de câiz değildir. O halde böyle bir müttekınin diğeri hakkında iki ism istemesi nasıl caiz olur? Buna da iki cevab vardır. Birisi, bu sözden asıl maksad obirinin günâha girmesini istemek, günahtan tahzir edecek bir nasıhat vermektir. İkincisi, ısyan istemek câiz değil ise de asînin ıkab ve tecziyesini istemek câizdir. Bu i’tibar ile ma’nâ: Ben günaha girmek istemem, sen ısrar edersen ben de senin Allahtan cezanı isterim demek de olabilir. Fakat evvelki daha muvafıktır.
Bu takvâ, bu fikri müsalemet, bu hayırhahlık, bu nasıhat, bu hissi uhuvvet üzerine