Mâide Sûresi 11. Âyet
Medine · Cüz 6 · Sayfa 109
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ هَمَّ قَوۡمٌ أَن يَبۡسُطُوٓاْ إِلَيۡكُمۡ أَيۡدِيَهُمۡ فَكَفَّ أَيۡدِيَهُمۡ عَنكُمۡۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ١١
Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) yeltenmişti de, O (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan korkun. Müminler yalnız Allah’a dayansınlar
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
يَآاَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا Ey mü’minler -Ni’meti İlâhiyye yalnız iysali hayr kâbilinden olanlar değil, şerden vikaye suretiyle olan nice ni’metler de vardır. Bunun için اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ Allahın size şu ni’metini de unutmayınız, şükrünü eda ediniz ki اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُوٓا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ hani bir kavm size ellerini uzatmak istemişlerdi de فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ Allah onların ellerini sizden men’etmiş idi, o zaman bunu Allahdan başka kim yapabilirdi! Binaenaleyh وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ mü’minler bunları unutmasınlar da ancak Allaha tevekkül ve istinad etsinler.»- Allahdan başka ı’timad ve istinad olunacak hiç bir şey olmadığını bilsinler, o ahlaksızlar gibi Dünyaya veya şuna buna meyl-ü istinad ederek Allahın misaklarını nakzetmekten sakınsınlar akıdlerini ifa ve ancak Allaha dayanarak dahil ve haricte adl-ü takvâ ile icrai ahkâm ve ı’lâni islâm eylesinler.
Bakınız, nakzı misak ne kadar şeni’ ve akıbeti ne feci’dir: ١٢ وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ مٖيثَاقَ بَنٖٓى اِسْرَٓائٖيلَ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَىْ عَشَرَ نَقٖيبًا وَقَالَ اللّٰهُ اِنّٖى مَعَكُمْ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُلٖى وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا لَُاكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَلَُادْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّبٖيلِ ١٣ فَبِمَا نَقْضِهِمْ مٖيثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةً يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِهٖ وَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِهٖ وَلَاتَزَالُ تَطَّلِعُ عَلٰى خَآئِنَةٍ مِنْهُمْ اِلَّا قَلٖيلًا مِنْهُمْ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَ ١٤ وَمِنَ الَّذٖينَ قَالُوٓا اِنَّا نَصَارٰٓى اَخَذْنَا مٖيثَاقَهُمْ فَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِهٖ فَاَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَآءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ اللّٰهُ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ
Meali Şerifi