Lokmân Sûresi 18. Âyet
Mekke · Cüz 21 · Sayfa 412
Tevazu
وَلَا تُصَعِّرۡ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمۡشِ فِي ٱلۡأَرۡضِ مَرَحًاۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخۡتَالࣲ فَخُورࣲ ١٨
Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Anlamı
İnsanlara karşı kibirlenerek yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Allah kendini beğenip övünenleri sevmez.
Bir nükte
Elmalılı âyetteki ‘tesa’ur’ kelimesinin, boynu hastalıklı devenin başını yana bükmesinden geldiğini anlatır. Kibirli insan da başını böyle çevirir. Ona göre bu öğüt bir öncekine bağlıdır: İyiliği emrederken bile kibirlenme.
Düşün
Bugün birini dinlerken tüm dikkatini ona ver.
Bu sade açıklama Elmalılı tefsirine dayanır; henüz bir ilim ehli tarafından gözden geçirilmedi.
Elmalılı Tefsiri
وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ Ve nâsa avurdunu şişirme - avurt etme, ya’ni böbürlenip kibirlenme.
صعر= SA’R, bir derddir ki deveye ârız olur da boynunu büker. Şu halde tas’ıyr, boynu derdli deve gibi başını yana bükmek demek olur ki kibirli kimselerin âdetidir. Lisanımızda buna avurt etmek veya kasalmak ta’bir olunur. Buna, nâsa yanağını eğme, boyun eğme, ya’ni kendini tezlil eyleme ma’nâsını veren dahi olmuştur. Bu da muhtemil olmakla beraber üstüne altına muvafık olan evvelkisidir. Ya ni emir bil’maruf ve nehiy anil’münker yapmakla beraber kibirlenme وَلَا تَمْشِ فِى الْاَرْضِ مَرَحًا ve Yer yüzünde çalımla yürüme اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ çünkü Allah kurulanın, öğünenin hiç birini sevmez.