Lokmân Sûresi 13. Âyet
Mekke · Cüz 21 · Sayfa 412
وَإِذۡ قَالَ لُقۡمَٰنُ لِٱبۡنِهِۦ وَهُوَ يَعِظُهُۥ يَٰبُنَيَّ لَا تُشۡرِكۡ بِٱللَّهِۖ إِنَّ ٱلشِّرۡكَ لَظُلۡمٌ عَظِيمࣱ ١٣
Hani bir zaman Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: "Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma, çünkü Allah’a ortak koşmak (şirk), elbette büyük bir zulümdür
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَاِذْ قَالَ لُقْمٰنُ لِابْنِهٖ ve hani - ya’ni unutma daima an o vakıt ki Lokman da oğluna dedi وَهُوَ يَعِظُهُ ona va’zediyordu - nasıhat veriyordu. Ragıbin beyanına göre va’z: tahvife mukarin bir zecirdir. İmam Halil ise kalbi inceltecek vechile hayrı hatırlatmak demiştir ki daha güzeldir. يَا بُنَىَّ oğulcuğum: yavrum - dedi لَاتُشْرِكْ بِاللّٰهِ Allaha şirk koşma اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظٖيمٌ çünkü şirk çok büyük bir zulümdur. - Yâhud billâhi şirk çok büyük bir zulümdür. Evvelâ bir zulüm bir haksızlıktır. Çünkü zulüm bir şey’i mevzunun gayriye koymaktır. Allahın hakkını Allahtan başkasına vermektir. Ayni zamanda «وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنٖىٓ اٰدَمَ» mantukunca Allahın mükerrem kıldığı, şeref verdiği nefsi insnîyi mahlûka ıbadet ettirerek tezlil eylemektir. Saniyen büyük bir zulümdür. Çünkü ma’budluğu hiç mevzıı olmıyan ve olmasına hiç bir vechile imkân bulunmıyan bir mevkıa koymaktır. Zira Zeydin malını alıp da Amre vermek zulümdür. Zira Zeydin malını Amrin eline koymaktır. Lâkin hibe veya beyi’ gibi temlik sebeblerinden birisiyle o mal sabıkan veya lâhıkan Amrin milki olabilmek mümkindir. Halbuki şirk koşmak ma’budluğu Allahın mâsivasına vermektir. Allahın mâsivasının ise ma’bud olmasına hiç bir vechile cevaz ve imkân yoktur.