Kehf Sûresi 19. Âyet
Mekke · Cüz 15 · Sayfa 295
وَكَذَٰلِكَ بَعَثۡنَٰهُمۡ لِيَتَسَآءَلُواْ بَيۡنَهُمۡۚ قَالَ قَآئِلࣱ مِّنۡهُمۡ كَمۡ لَبِثۡتُمۡۖ قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمࣲۚ قَالُواْ رَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَا لَبِثۡتُمۡ فَٱبۡعَثُوٓاْ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمۡ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلۡمَدِينَةِ فَلۡيَنظُرۡ أَيُّهَآ أَزۡكَىٰ طَعَامࣰا فَلۡيَأۡتِكُم بِرِزۡقࣲ مِّنۡهُ وَلۡيَتَلَطَّفۡ وَلَا يُشۡعِرَنَّ بِكُمۡ أَحَدًا ١٩
Onları bir mucize olarak uyuttuğumuz gibi, birbirlerine sorsunlar diye kendilerini uyandırdık da içlerinden bir sözcü şöyle dedi: "Ne kadar durup kaldınız?" (Kimi) "Bir gün ya da günün bir parçası kadar kaldık" dediler. (Kimi de) şöyle dediler: "Ne kadar durduğunuzu, Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi, bu gümüş paranızla şehre gönderin de baksın, hangi yiyecek daha temiz ise, ondan size azık getirsin. Hem çok dikkatli davransın ve sizi kimseye sezdirmesin
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَكَذٰلِكَ ve işte böylece - ya’ni bir âyet olarak senelerce uyutub muhafaza ettiğimiz gibi بَعَثْنَاهُمْ onları ba’s ettik - yine bir âyet olmak üzere ölü diriltir gibi uyandırdık لِيَتَسَآءَلُوا بَيْنَهُمْ ki aralarında soruşsunlar - ılmi hal akdemi umur olduğundan ba’slerinin ilk hikmeti kendi hallerini anlamak için şu suretle soruşturmaları oldu. Bunun için قَالَ قَآئِلٌ مِنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ içlerinden biri ne kadar durdunuz? dedi قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍ bir gün, dediler veya bir günün bir azı - kimi öyle dedi kimi öyle - Netekim Kıyamette ba’solunacaklar hep böyle sanacaklar (Sûrei Bakarede «اَوْ كَالَّذٖى مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ» ilh. bak.). Bu muhavere esnasında kimi de ziyade durulduğunu sezerek ıhtilâfı kat’etmek için قَالُوا رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ ne kadar durduğunuza, dediler: rabbınız a’lemdir. - Binaenaleyh ıhtilâfı bırakınız da فَابْعَثُوٓا اَحَدَكُمْ بِوَرِقِكُمْ هٰذِهٖٓ اِلَى الْمَدٖينَةِ hemen birinizi şu gümüşünüzle şehre gönderiniz فَلْيَنْظُرْ اَيُّهَآ اَزْكٰى طَعَامًا de en temiz yiyecek hangisi baksın فَلْيَاْتِكُمْ بِرِزْقٍ مِنْهُ ve size ondan bir rızk getirsin وَلْيَتَلَطَّفْ ve çok dikkat ve nezaketle hareket etsin وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ اَحَدًا ve sakın sizi kimseye sezdirmesin