Kehf Sûresi 17. Âyet
Mekke · Cüz 15 · Sayfa 295
۞وَتَرَى ٱلشَّمۡسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهۡفِهِمۡ ذَاتَ ٱلۡيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقۡرِضُهُمۡ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمۡ فِي فَجۡوَةࣲ مِّنۡهُۚ ذَٰلِكَ مِنۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِۗ مَن يَهۡدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلۡمُهۡتَدِۖ وَمَن يُضۡلِلۡ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيࣰّا مُّرۡشِدࣰا ١٧
Ey Muhammed! Baksaydın güneşin doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına yöneldiğini, batarken de sol taraftan onları makaslayıp geçtiğini görürdün. Onlar, mağaranın geniş bir yerinde idiler. İşte bu Allah’ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır; kimi de hidayetten mahrum ederse, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَتَرَى الشَّمْسَ اِذَا طَلَعَتْ bakarsın Güneş doğduğu vakıt تَزَاوَرُ عَنْ كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَمٖينِ mağaralarından sağ tarafa meyillenir وَاِذَا غَرَبَتْ تَقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ gurub ettiğinde de onları soldan makaslar, kırkar. -Ya’ni üzerlerine gün bile değmez, değse değse nihayet gurub sırasında sol taraflarına gelen cihetten biraz kırkar geçer - Demek ki mağaranın vaz’ıyyeti budur. Her tarafı mahfuz ancak kapısı biraz garbe mail olarak şimalîdir. وَهُمْ فٖى فَجْوَةٍ مِنْهُ onlar ise onun bir meydanında - mağaranın bir geniş yerinde sıkıntısız yatıyorlar ذٰلِكَ o yok mu - ya’ni Eshabı Kehfin o suretle Allah için kıyamı ve kavmlerini terkedip Allaha mütevekkilen Kehfe çekilişi ve Kehifteki vaz’ıyyetleri yok mu مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ Allahın âyetlerinden - ilâhi alâmetlerden, kudret ve rahmeti ilâhiyye bürhanlarından biridir, bir keramettir. مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِ Allah her kime hidayet ederse doğru yolu tutan odur. - Netekim Eshabı Kehif böyledir. وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُرْشِدًا her kimi de şaşırırsa artık onu irşad edecek bir veliy bulamazsın -netekim o zalimler, o müfterîler, o yalancılar öyle Eshabı Kehif gibi keramet sahiblerinin irşadıyle yola gelmemiş, dalâlette kalmış gitmişlerdir.
Allahın âyetini anlamalı ki