İnfitâr Sûresi 16. Âyet
Mekke · Cüz 30 · Sayfa 587
وَمَا هُمۡ عَنۡهَا بِغَآئِبِينَ ١٦
Onlar o cehennemin gözünden kaçamazlar
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَآئِبٖينَ ve onlar ondan gaib olmıyacaklardır. - Dâima ve ebediyyen onun içinde kalacaklardır. İşte o hılkatin, o ılmin, o yazının, o hıfzın neticesi ebrar ile fuccarı böyle ayırd ederek ebrarı Naîme, fuccarı Cahîme gönderecek olan ebedî cezadır. İbni Kutebyenin kitabül’imamesinde tafsili mezkûr olduğu üzere nakl olunur ki: Süleyman ibni Abdilmelik, Mekkeye giderken Medîneye uğradığında ekâbirden Ebu Hâzimi getirtmiş onunla, bir muhasebede bulunmuş idi. Ebu Hâzim ona hayli acı nasîhatler etmiş, nihayet aralarında şu suâl ve cevab olmuştu:
Süleyman - Ya Eba Hazim! Yarın Allaha varmak nasıl olacak?
Ebu Hâzım - Amma muhsin, seferinden ehline gelen gâib gibi ve amma müsî mevlâsına gelen kaçak gibi.
Bunun üzerine Süleyman ağladı da bilse idim Allah yanında bize ne var? Dedi.
Ebu Hâzim - Amelini kitabullaha arz et.
Süleyman - Kitabullahın neresinde?
Ebu Hâzim - «اِنَّ الْاَبْرَارَ لَفٖى نَعٖيمٍ وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَفٖى جَحٖيمٍ» Bu ıhtardan sonra o ceza gününün dirayet ve kıyas ile tahmini kabil olmıyan azamet ve dehşeti haber verilmek üzere buyuruluyor ki: