Hûd Sûresi 5. Âyet
Mekke · Cüz 11 · Sayfa 221
أَلَآ إِنَّهُمۡ يَثۡنُونَ صُدُورَهُمۡ لِيَسۡتَخۡفُواْ مِنۡهُۚ أَلَا حِينَ يَسۡتَغۡشُونَ ثِيَابَهُمۡ يَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَۚ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ ٥
Dikkat edin! Görmüyor musunuz, onlar düşmanlıklarını gizlemek için göğüslerini çeviriyorlar. İyi bilin ki, onlar örtülerine bürünürlerken, neyi gizleyip, neyi açığa vurduklarını Allah biliyor. Muhakkak ki Allah, gönülde gizlenenleri de bilir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اَلَآ اِنَّهُمْ Evet, amma onlar يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ göğüslerini bükerler لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُ ondan gizlenmeleri için - lisanımızda göğüs bükmek ta’biri ma’ruf değildir. Fakat ma’lûmdur ki bir mecliste bakanlardan gizli bir şey yapmak istiyen kimse göğsünü büker, sırtını döner, kezalik kocunduğu bir kimseye rasgeldiği zaman simasını gizlemek isteyen de bunu yapar. Rivayet olunduğuna göre müşriklerden bir takımları Resulullah geçerken böyle göğsünü büker, sırtını döner, elbiselerini başlarına çeker, bürünürlerdi. Allahın Resulünden böyle gizlenmekten maksadları, Allah kelâmını işitmekten kaçınmak, bu da Allahtan gizlenmeğe çalışmak demek olduğu için burada bu ta’bir ile bu vakayıa işaret olunarak kâfirlerin hakkından ı’raz ve inhırafları ma’nâsından kinâye edilmiştir. Ya’ni Allahtan gizlenmek için göğüs bükmek haktan yan çizib kaçınmak ma’nâsınadır. Saniyen göğüs bükmek ta’biri, kalb çarpıklığından, dıştan iyi görünüb içinden Münafiklık etmek ma’nâsından da kinaye olabilir. Netekim yine rivayet olunduğu üzere Müşriklerden bir kısmı «kapılarımızı kilitler, perdelerimizi indirir, örtülerimize bürünür de sinelerimizi Muhammede adavet üzere dürer bükersek o bizi nasıl bile bilecek» demişlerdi. Ki bu ta’birlerin hepsi kalblerindeki adaveti son derece gizlemekten kinayedir. Bu ma’nâyı şu da te’yid eder ki İbni Abbastan rivayete göre bu âyet, Ahnes İbni Şurayk sebebile nâzil olmuştur. Bu Ahnes tatlı dilli, güzel söz söyler bir adammış, Resulullaha mahabbet ibraz eder, kalbinde de zıddını ızmar eylermiş. اَلَا evet amma حٖينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْ onlar örtülerine bürünürlerken - yani sade göğüslerini büktüklerinde değil bütün bütün gizlenmek için örtülerine büründükleri zaman bile يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ ne sır saklar ve ne ı’lân ederlerse Allah, hepsini bilir اِنَّهُ çünkü o hiç şüphesiz عَلٖيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ zatüssudura alîmdir. - Bütün sinelerdekini veya o sinelerin sahibi olan nefislerin künhi zatini bilir. ٦ وَمَا مِنْ دَآبَّةٍ فِى الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فٖى كِتَابٍ مُبٖينٍ ٧ وَهُوَ الَّذٖى خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ فٖى سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَآءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوٓا اِنْ هٰذَآ اِلَّا سِحْرٌ مُبٖينٌ ٨ وَلَئِنْ اَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِلٰٓى اُمَّةٍ مَعْدُودَةٍ لَيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُ اَلَا يَوْمَ يَاْتٖيهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهٖ يَسْتَهْزِؤُنَ
Meali Şerifi