AyetSûreler

Hûd Sûresi 110. Âyet

Mekke · Cüz 12 · Sayfa 234

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ فَٱخۡتُلِفَ فِيهِۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةࣱ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡۚ وَإِنَّهُمۡ لَفِي شَكࣲّ مِّنۡهُ مُرِيبࣲ ۝١١٠

Andolsun ki, Musa’ya kitabı verdik, yine de onda ihtilafa düşüldü. Eğer Rabbinden daha önce verilmiş bir karar olmasa idi, elbette haklarında hüküm verilmiş bitmişti. Muhakkak ki onlar, bundan kuşkulu bir şüphe içindedirler

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

111. لَقَدْ كَانَ فٖى قَصَصِهِمْ Hakikaten onların - evvelki enbiya ile ümmetlerinin ve bilhassa Yusüf ve kardeşlerinin kıssasında عِبْرَةٌ büyük bir ıbret vardır. لُِاولِى الْاَلْبَابِ Fakat ülül’elbab için - ekser nas gibi içi çürük veya kuf olmıyan, sağlam özlü, temiz akıllı kimseler için. Hissiyatı sekîme ile bozulmuş olmıyan ülül’elbab anlarlar ki مَا كَانَ حَدٖيثًا يُفْتَرٰى مِنْ دُونِ اللّٰهِ bu - Kur’an, yâhud bu güzel kıssa - Allahın madunundan uydurulur bir söz değil. وَلٰكِنْ تَصْدٖيقَ الَّذٖى بَيْنَ يَدَيْهِ Ve lâkin önündekinin - ya’ni bundan evvel indirilmiş ve murırı zaman ile temyiz ve tasdıklarına ihtiyac hasıl olmuş Semavî kitabların - tasdikı وَتَفْصٖيلَ كُلِّ شَىْءٍ ve her şeyin tafsıli وَهُدًى ve bir hüda - ya’ni doğru yolu gösteren büyük bir rehber وَرَحْمَةً ve bir rahmettir لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ ancak iyman eder bir kavm için - zira bundan istifade edecek olanlar buna inanacak olanlardır. Maadasına gelince onlar bu hidayet ve rahmetten intifa’ etmezler. Göklerin gürlemesini, başlarına yıldırımların düşmesini gözetirler. Onun için bu Sûreyi de sûrei ra’d ta’kıb edecektir.