Hûd Sûresi 102. Âyet
Mekke · Cüz 12 · Sayfa 233
وَكَذَٰلِكَ أَخۡذُ رَبِّكَ إِذَآ أَخَذَ ٱلۡقُرَىٰ وَهِيَ ظَٰلِمَةٌۚ إِنَّ أَخۡذَهُۥٓ أَلِيمࣱ شَدِيدٌ ١٠٢
İşte Rabbin, zalim memleketleri cezalandırdığı zaman böyle cezalandırır. Çünkü O’nun cezası çok acı, çok çetindir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
ذٰلِكَ O yok mu?- yani hiç haberin yokken bervechi balâ malûmun olan ve calibi dikkat nice âyetleri muhtevi bulunan şu güzel kıssayı, bu Yusüf haberini görüyorsun ya, bu işte مِنْ اَنْبَآءِ الْغَيْبِ gayb haberlerindendir. نُوحٖيهِ اِلَيْكَ biz onu sana vahyediyoruz وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ اَجْمَعُوآ اَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ yoksa onlar o mekri yaparlarken işlerine karar verdikleri sırada sen yanlarında değildin - ne Yusüfü kuyuya atmak dolabını kuran kardeşlerin yanında idin, ne de sana bir mekolarak bunu sormak için gıyabında konuşup karar veren Kureyş ile Yehudun meclislerinde. Balâda geçtiği üzere bu vahye kadar bunların hepsinden gafil idin. Halbuki bu haber ve beyan, ancak bir sahib şühudun beyanıdır.
Binaenaleyh bu gayb haberlerinin «عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ شَهٖيدٌ» Haktealâdan sana vahyedilen ve senin hak Peygamber olduğun şüphesizdir.