AyetSûreler

Hicr Sûresi 99. Âyet

Mekke · Cüz 14 · Sayfa 267

وَٱعۡبُدۡ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأۡتِيَكَ ٱلۡيَقِينُ ۝٩٩

Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَاعْبُدْ رَبَّكَ ve rabbına ıbadet et - bu minval üzere rabbına ıbadette devam et حَتّٰى يَاْتِيَكَ الْيَقٖينُ tâ sana o yakîn gelinciye kadar - ya’ni her zîhayat için vukuu müteyakkan olan ölüm gelip de rabbının likasına irinceye kadar. -Ma’lûm ki yakın kelimesi «يقن» gibi masdar ve sıfat olur. Masdar olduğu takdirde bir şey’i vakıa mutabık ı’tikadı sahih ile şüphesiz olarak cezmen bilmek demektir, (Sûrei «Bakare» de «وَبِالْاٰخِرَةِهُمْ يُوقِنُونَ» bak.) Sıfat olduğu takdirde ise kezalik ılmin veya fe’îl bima’nâ mef’ul olarak ma’lûmun vasfı olur. Lâkin bu âyetteki «اَلْيَقِينُ» den murad ılmi yakîn olmadığı zâhirdir. Zira o takdirde Resulullahın ılmi yakîni yokmuş da gelecekmiş gibi farzetmek lâzım gelir. Bunun ise butlânı zâhirdir. Binaenaleyh buradaki yakîni ba’zı mülhıdlerin yaptığı gibi «ılmi yakîn» ma’nâsına hamletmek bir küfürolur. Onun için bütün müfessirîn buradaki «اَلْيَقِينُ» in ma’lûm ma’nâsına ya’ni henüz vakı’ olmamış fakat vuku’ bulacağı yakinen ma’lûm olan o müteyakkan şey demek olduğunda müttefıktır. Ancak lâmı ahd ile o ma’lûm müteyakkan şeyden murad ne olduğu hakkında iki rivayet vardır. Bir kavle göre bu yakînden murad, mev’ud olan nusrattır denilmiş, filvakı’ Resulullaha nusratı ilâhiyye yakînen mev’ud ve «فَوَرَبِّكَ لَنَسْئَلَنَّهُمْ اَجْمَعٖينَ» buyurulduğu üzere siyakı kelâm da bunu müş’ırdir. Ancak bu surette mefhumı gaye iskat olunmak veya gaye, mugayyada idhal edilmek, yahud gaye, mugayyada idhal edilmek, yahud gaye için diğer bir huküm gözetilmek ıktiza edecektir ki bunlar hılâfı zâhir görünür. Cumhuri müfessirîn ise bu yakınden murad, mevt olduğunu nakletmektedirler. Çünkü ölüm, her zîhayat için en müteyakkan olan bir şeydir. Haddi teklifin de müntehasıdır. Şüphe yok ki burada mevt, tasrih edilmiyerek yakın ta’birile ifade edilmesi çok ma’nîdardır. Siyakı kelâm Resullullaha tesliyet makamında cereyan ettiği için bunda mevt tasrih edilmedikten başka vefatı Peygamberî en yüksek bir gayei hayat ile ifade edilmiş, ya’ni «بِالْاٰخِرَةِهُمْ يُوقِنُونَ» sirrine mazher olanlar için «رُجُوعٌ اِلَى اللّٰهِ لِقَاءُ اللّٰهِ» emri müteyakkan olduğu cihetle irtihali Peygamberî lilaullahın hakkal’yakîn tahakkuku demek olduğuna işaret buyurulmuştur.

Hasılı her kes için müteyakkan bulunan ve seni rabbına hakkalyakîn kavuşturacak olan ölümden dahi çekinmiyerek berhayat olduğun müddetçe rabbına ıbadet ve ubudiyyette devam ile «فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ» emrini iyfa eyle,

Sûrei Hicir burada hıtam bulunurken bakınız sûrei Nahil bu hatimeyi ne beliğ bir başlangıçla ta’kib edecektir.