Hicr Sûresi 6. Âyet
Mekke · Cüz 14 · Sayfa 262
وَقَالُواْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِي نُزِّلَ عَلَيۡهِ ٱلذِّكۡرُ إِنَّكَ لَمَجۡنُونࣱ ٦
Dediler ki: "Ey kendisine Kur’ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَقَالُوا Bir de dediler ki - mukatilin beyanına göre sebebi nüzulü; Abdullah İbni Ümeyye, Nadr ibni Haris, Nevfel ibni Huveylid, Velid ibni Mugiredir اه. Mekke müşriklerinin bu anud ve azgın kodamanları ve bunlara uyan kâfirler, Kur’anı mübîne ve bunun mazharı nüzulü olan zatı risalete şöyle küfretmişlerdi ki يَآ اَيُّهَا الَّذٖى نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ ey şu üzerine o zikr indirilen - o zikir, Kur’andır. Çünkü Kur’an Hak tealânın halka va’z-u nasıhatlerini tezkir ettiği cihetle bir ismi de «الذِّكْرُ» dir. Kâfirler bu ta’bir ile nidayı teslim ve i’tikad suretile değil bervechi âtî cünun hezeyanlarının ılleti olmak üzere istihza tavrile yapıyorlardı. Hasılı Musâ aleyhisselâm hakkında Fir’avnın «اِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذٖٓى اُرْسِلَ اِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ» dediği gibi bunlar da Kur’anın inzarları hoşlarına gitmediği için vahyi Kur’anı ve risaleti Muhammediyyeyi akıl kabul etmez, delice bir iddia farz ederek ve vahiy nâzil olurken aleyhıssalâtü vesselâma gelmesi mu’tad olan ve vahyi hakkı, iradî tefekkürden temamen fark-u tecrid ettiren istigrak halini bahane de edinerek o sureti hıtab ile demiş oluyorlardı ki «sana o zikir indiriliyormuş, Kur’an vahyolunuyormuş ha!.. Hiç bu olacak şeymi? Ey bu büyük ve harikul’ade vahiy ve risalet da’vasının, müdde’isi! Bu da’vadan dolayı اِنَّكَ لَمَجْنُونٌ hiç şüphe yok sen mutlak mecnunsun - Cin tutmuş delirmişsin.