Fussilet Sûresi 37. Âyet
Mekke · Cüz 24 · Sayfa 480
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِ ٱلَّيۡلُ وَٱلنَّهَارُ وَٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُۚ لَا تَسۡجُدُواْ لِلشَّمۡسِ وَلَا لِلۡقَمَرِ وَٱسۡجُدُواْۤ لِلَّهِۤ ٱلَّذِي خَلَقَهُنَّ إِن كُنتُمۡ إِيَّاهُ تَعۡبُدُونَ ٣٧
Gece ile gündüz ve güneş ile ay Allah’ın kudretinin delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer sadece Allah’a kulluk yapmak istiyorsanız, onları yaratan Allah’a secde edin
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
«SECDE AYETİDİR» وَمِنْ اٰيَاتِهِ الَّيْلُ وَالنَّهَارُ ve onun âyetlerinden: vücud ve kudretinin, ılim ve hikmetinin delâil ve alâmetlerindendir gece ile gündüz - âlemdeki bu hâdiseler, zamanın cereyanındaki bu tehavvüller, bunlar gösterir ki yukarıda yaradıldıkları beyan olunan Arz ve Seması ile bu âlem bir kararda, bir tabiatte durup kalmaz, lâhzadan lâhzaya, halden hale değişir, bu günü yarın ta’kıb eder, bu surette bütün bu tahavvülât halikının sun-u kudretini ve bu Dünyanın bir Âhıreti bulunduğunu gösterir. Gaflet etmemek lâzım gelir ki gece ile gündüzün bu ıhtarında mağrurlara bir inzar, magmumlara bir tesliyet mündemicdir. Böyle gece ile gündüz onun âyatından olduğu gibi وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ ve Güneşle Ay da - biri gündüz sultanı olan zıya, biri de gece sultanı olan nur, ikisi de Allah tealânın san’at ve kudretinin, Semai Dünyayı tezyin eden en güzel tecelliyatındandır. Leyl-ü nehare nazaran Şems-ü Kamerin aksedilerek ifâde edilmesinde bir kaç fâide vardır: birincisi, Şemsin nehare ittisalini muhafaza etmek, ikincisi, Şemsin Kamere nazaran esaletine işaret eylemek, üçüncüsü, geceden gündüze geçildiği gibi gündüzden de geceye olan tehavvüle iyma eylemek, dördüncüsü de leyl-ü nehar ile Şems-ü Kamer arasında «راء» harfinde bir tevazün letafeti vermektir. Şems-ü Kamerin bu tecelliyatından dolayı لَاتَسْجُدُوا لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ ne Şemse ne de Kamere secde etmeyin - çünkü onlar da sizin gibi mahlûklardır وَاسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذٖى خَلَقَهُنَّ bütün onları yaratmış olan Allaha secde edin اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ eğer siz gerçekten ona ıbadet edecekseniz - başkasına secde etmezsiniz, zira secde ıbadetin en hassıdır. «خَلَقَهُنَّ» de «هن» zamiri Zemahşerînin beyanına göre âyat te’viliyle leyl-ü nehar ve Şems-ü Kamere raci’ olmak üzere cem’i müennes getirilmiştir. Bununla beraber: «كُلٌّ فٖى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ» gibi Şems-ü Kamerle beraber bütün nücume dahi ircaı melhuzdur. İmamı Şafiîye göre secde işbu «تَعْبُدُونَ» da yapılır. Lâkin İmamı a’zam Ebû Hanîfe Hazretlerine göre ikinci âyetin nihayetinde «لَايَسْئَمُونَ» da yapılmalıdır. Çünkü kelâm orada tamam oluyor, İbni Abbas, İbni Ömer, Ebû vâil ve Bekr ibni Abdillah da buna kail olmuşlar, Mesruk, Sülemî, Nehaî, Ebi Salih ve İbni Sirînden de böyle naklolunmuştur. Yine tehavvülâtı âleme işaretle buyuruluyor ki