Furkân Sûresi 54. Âyet
Mekke · Cüz 19 · Sayfa 364
وَهُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ مِنَ ٱلۡمَآءِ بَشَرࣰا فَجَعَلَهُۥ نَسَبࣰا وَصِهۡرࣰاۗ وَكَانَ رَبُّكَ قَدِيرࣰا ٥٤
O (hakir) sudan, bir insan yaratıp ona bir neseb bahşeden ve sıhriyet bağı ile akraba yapan O’dur. Rabbinin her şeye gücü yeter
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَهُوَ الَّذٖى خَلَقَ مِنَ الْمَآءِ بَشَرًا hem odur o ki sudan bir beşer yarattı - yalnız mâi dâfık, mâi mehîn denilen insan nutfesinden değil, hiç insan tohumu yok iken alel’umum hayatın menşei olan ve Semadan indirildiği zikredilen «وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَآءِ كُلَّ شَىْءٍ حَىٍّ» buyurulan sudan فَجَعَلَهُ نَسَبًا وَصِهْرًا yarattı da onu bir neseb kıldı bir de sıhir - ya’ni soy sop olmak üzere iki nev’e tenevvü’ ettirdi: erkek ve dişi: bu suretle insanlara bir hususiyyet verdi. Burada tekâmül kanununun muhtelif safahatı veciz, bir surette irâe olunarak arz ettiği delâili rübubiyyet ne güzel gösterilmiştir.
EVVELÂ bütün âlemi ecsamı temsil eden bir gölge.
SANİYEN buna verilen hareket ve sükûndan husule getirilen menazır ve tahavvülât.
SALİSEN bu miyanda bir su inzalinden husule getirilen hayat.
RABİAN aynı zemîn üzerinde onun tenevvüatı (varyeteleri).
HAMİSEN ondan bilhassa bir nev’inin yaradılışı.
SADİSEN beşerin tenvvuu ki hep bunlar âlemin yarıdıldığı altı gün gibi meratibi tekâmülün en büyük
hadleridir. Ve her birinden Hâlık tealânın kudreti daha ziyade kemal ile tecelli eylemiştir. وَكَانَ رَبُّكَ قَدٖيرًا Rabbın çok kudreti bulunuyor. - Ne garîbdir ki zamanımızda bir çokları tekâmülün bu mertebelerini görüyorlar da bundan Hâlikın kudret ve rübubiyyetini anlıyacak yerde inkâra vasıta ittihat etmek istiyorlar, bir kurbağanın maymun olduğunu ve maymundan bir insan doğduğunu farzetmekle yaradan Allaha ihtiyac kalmazmış gibi ılim namına küfrediyorlar. Şu âyet onlar hakkında da temamen okunur: