Furkân Sûresi 50. Âyet
Mekke · Cüz 19 · Sayfa 364
وَلَقَدۡ صَرَّفۡنَٰهُ بَيۡنَهُمۡ لِيَذَّكَّرُواْ فَأَبَىٰٓ أَكۡثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورࣰا ٥٠
Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşit çeşit şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ Celâlim hakkı için biz bunu beyinlerinde - insanlar arasında - evrip çevirmeteyiz -
TASRİF, bir şeyi tâğyir ederek türlü şekillere koymaktır ki, evirip çevirmek de odur. Bu «صَرَّفْنَاهُ»
zamiri neye râci’ ve tasrif olunanın ne olduğu hakkında bir kaç vecih, söylemiştir. Ba’zısı yağmur, rüzgâr, bulut ve sair mâzükir demiş, ba’zıları da bu kavli, ya’ni rüzgâr gönderip yağmur indirmek sözünü Kur’anda tekrar tekrar zikrettik ma’nâsını vermiş ise de en zâhiri, cumhurun dediği gibi suya raci’ olmasıdır. Suyun insanlar arasında evirilip çevirilmesi ise üzerinde icra edilen fi’lî ve kavlî tasarrufattır. Muhtelif mevsimlerde, muhtelif mevkı’lerde muhtelif surette yağar, muhtelif mevkı’lere taksim olunur, muhtelif şekillere girer, donar buz olur, kurur buhar olur, bulut olur, tekrar yağmur veya kar veya dolu halinde yağdırılır, acılanır tatlılanır, hep bunlar filen tasrifi ilâhî olduğu gibi bu suretle Kur’anın müteaddid yerlerinde bunun ıhtarı ve Kur’anın o suya teşhibi de kavlen tasrifi ilâhîdir. Bir su maddesi, su mevzuu üzerindeki kavli ve fi’lî bütün bu tasrifler لِيَذَّكَّرُوا o insanlar tezekkür etsinler - düşünüb ıbret alsınlar, mebde’ü meadı anlasınlar, rablarına şükretsinler diyedir. فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا Böyle iken o nasın ekserîsi dayatmakta, nankörlükten ötesine yanaşmamaktadır. - Bunca kâfirlere karşı