AyetSûreler

Fetih Sûresi 15. Âyet

Medine · Cüz 26 · Sayfa 512

سَيَقُولُ ٱلۡمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقۡتُمۡ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأۡخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعۡكُمۡۖ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُواْ كَلَٰمَ ٱللَّهِۚ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَٰلِكُمۡ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبۡلُۖ فَسَيَقُولُونَ بَلۡ تَحۡسُدُونَنَاۚ بَلۡ كَانُواْ لَا يَفۡقَهُونَ إِلَّا قَلِيلࣰا ۝١٥

Siz ganimetleri almak için gittiğinizde geri kalanlar: "Bırakın biz de arkanıza düşelim." diyeceklerdir. Onlar, Allah’ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmuştur. Onlar size: "Bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ o geri kalanlar -Ya’ni yine o zikrolunan A’rab اِذَا انْطَلَقْتُمْ اِلٰى مَغَانِمَ لِتَاْخُذُوهَا siz ganîmetler almak için gittiğiniz vakıt diyecekler - rivayet olunur ki Allah tealâ Peygamberine Hayber gazâsını emreyleyip fethini va’d buyurmuş ve oraya giderken o A’rabîlerin şöyle diyeceklerini de haber vermiş ve öyle de olmuştur. Evvel gitmediklerine peşiman olarak o a’rabîler o vakıt diyecekler ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْ bırakın bizi size ittibâ edelim - ardınızca gidelim, böyle demekle يُرٖيدُونَ اَنْ يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللّٰهِ Allahın kelâmını değiştirmek istiyecekler - çünkü Allah tealâ o ganîmetleri bilhassa Hudeybiye de bulunanlara va’detmiş iken onlara iştirâk etmeğe kalkışarak Allahın va’dini tebdil etmek istiyecekler. قُلْ لَنْ تَتَّبِعُونَا de ki siz bize asla ittiba’ etmiyeceksiniz - ya’ni biz o ganîmetlere giderken asla arkamızdan gelmeyin كَذٰلِكُمْ قَالَ اللّٰهُ مِنْ قَبْلُ bundan evvel, ya’ni siz ittibâa hazırlanmadan evvel Hüdeybiyye dönüşünde - Allah hakkınızda böyle söyledi فَسَيَقُولُونَ buna karşı da diyecekler ki بَلْ تَحْسُدُونَنَا hayır bize hased ediyorsunuz - size ganîmette iştirâk edeceğiz diye kıskanıyorsunuz بَلْ كَانُوا لَايَفْقَهُونَ hayır ince anlamıyorlar اِلَّا قَلٖيلًا ancak pek az bir anlayışları var, mes’elenin fıkhını, ledünniyyatını anlıyacak bir halde değiller, ancak Dünyaya müteallık az bir anlayışları var, ganîmet denince gelmek isterler de ganîmete ne ile ne hakkile irilir, Peygambere karşı nasıl idarei kelâm edilir bilmezler, cehalet ile hased ediyorsunuz derler. Te’kidi nefiy suretinde «لَنْ» ile ittibaı nehyeden «لَنْ تَتَّبِعُونَا» men’i, ebedî olmadığına ve ganîmete irmek hakkı ancak Allah yolunda çarpışmakla hasıl olacağına tenbih ile istikbaldeki vukuatı ihbar sadedinde buyuruluyor ki: