Enfâl Sûresi 35. Âyet
Medine · Cüz 9 · Sayfa 181
وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمۡ عِندَ ٱلۡبَيۡتِ إِلَّا مُكَآءࣰ وَتَصۡدِيَةࣰۚ فَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ ٣٥
Kâbe huzurunda onların duaları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey değildir. O halde inkârınızdan (ve nankörlüğünüzden) dolayı bu azabı tadın bakalım
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ اِلَّا مُكَآءً وَتَصْدِيَةً Ve halbuki Beytullahın yanında dua veya namaz namına yaptıkları ıslık çalmaktan ve el çarpmaktan başka değil.
MÜKÂ, ıslık veya ıslık çalmaktır ki gerek sâde dudakla ve gerek ele üflemek ve öttürmek suretiyle
olmaktan eamdır. Ve bu haysiyyetle üflenib çalınan alel’umum düdüklerin seslerine de delâleten şamil olur.
TASDİYE, esasen sadadan veya saddan me’huz olarak sada çıkartmak veya vazgeçirtmek demektir ki
bu iki i’tibar ile birini çağırmak veya eğlenib oynamak gibi her hangi bir maksadla el vurmağa ıtlak olunur.
Rivayet olunuyor ki bunlar erkek ve kadın, açık saçık elele tutuşur, Beytin etrafında dolaşırlar ve ıslık çalıb el vururlardı. Ve böyle ıbadet ediyoruz diye çalar, oynar hora teperler ve yaptıklarını alkışlarlardı. Bir de Resulullah Beyti şerife gelib ıbadet etmek, namaz kılmak ve Kur’an okumak istediği zaman ekseriya böyle ayin yapmakta ileri giderler, veya kendilerini de bir namaz kılıyor ve dua ediyorlarmış gibi göstererek nümayiş ve gürültu yaparlar, huzura mâni’ olurlar. Ve bunu da kendilerince bir ıbadet sayarlardı. Beyti ilâhîye nasıl hakkı velâyetleri olur. Ve bu hal ile Mescidi harama musallat olub orada Allaha ıbadet edecek olan asıl hak sahibi müttekileri men’e kıyam eyleyen edebsizlerin cahillerin, gasıbların, kâfirlerin şu ahval içinde neleri vardır ki Allah onlara azâb etmesin. Mademki haliniz bu ey kâfirler فَذُوقُوا الْعَذَابَ o halde bundan böyle o azâbı tadın بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ çünkü müstemirren küfr-ü küfran ettiniz. -İstiğfar etmediniz.