En'âm Sûresi 52. Âyet
Mekke · Cüz 7 · Sayfa 133
وَلَا تَطۡرُدِ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ رَبَّهُم بِٱلۡغَدَوٰةِ وَٱلۡعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجۡهَهُۥۖ مَا عَلَيۡكَ مِنۡ حِسَابِهِم مِّن شَيۡءࣲ وَمَا مِنۡ حِسَابِكَ عَلَيۡهِم مِّن شَيۡءࣲ فَتَطۡرُدَهُمۡ فَتَكُونَ مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ ٥٢
Sırf Allah’ın rızasını dileyerek sabah akşam Rab’lerine dua edenleri huzurundan kovma. Onların hesabından sen sorumlu değilsin, onlar da senin hesabından sorumlu değiller. Onları yanından kovduğun takdirde zalimlerden olursun
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَلَاتَطْرُدِ الَّذٖينَ يَدْعُونَ ve şöyle müttekîleri koğma ki يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِىِّ sabah akşam ya’ni her zaman rablarına dua ve ibadet ederler ve ederken يُرٖيدُونَ وَجْهَهُ sırf onun -o rabbül’âlemîninc emalini, rızasını isterler: Hulûsı niyyet ile ve ancak Allaha teveccüh ederek daima dua ve ibadet ederler مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَىْءٍ onların hisablarından hiç bir şey sana aid değil وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِمْ مِنْ شَىْءٍ senin hisabından hiç bir şey de onlara aid değildir -ki muhasebe vazifesi veya endişesiyle فَتَطْرُدَهُمْ onları koğasın. Binaenaleyh koğma فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِمٖينَ ki zalimlerden olursun. Rivayet olunuyor ki Kureyşin ileri gelenlerinden bir takımları Hazreti Peygambere uğramışlar, yanında Suheyb, Cenab, Bilâl, Ammar, Selman ve sair fukarai müslimîn bulunuyormuş «ya Muhammed! Sen kavminden vaz geçtin de bunlara mı razı oldun? Biz bunların arkasından mı gideceğiz? Bunları yanından tardetsen biz senin meclisine gelir konuşur, belki ittiba’ ederiz» demişler, Resulullah «مَآ اَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنٖينَ = ben mü’minleri tard etmem» buyurmuş. «O halde biz geldiğimiz vakit bunları kaldır, gittiğimiz vakit istersen yanında oturt» demişler. Hazreti Ömer de «ya Resulâllah yapsan bakalım ne olacaklar?» Demiş, sonra onlara ilhah etmişler ve bunun yazılmasını istemişler, Resulullah da yazılmak için bir sahife ile Hazreti Aliyi çağırtmış ve bu âyet «وَلِتَسْتَبٖينَ سَبٖيلُ الْمُجْرِمٖينَ» e kadar bu sebeble nâzil olmuştur. Bunun üzerine Resulullah sahifeyi atmış ve Hazreti Ömer sözüne i’tizar etmiştir. Selman ve Cenab radıyallahü anhüma demişlerdir ki «bu ayet bizlerin hakkında nâzil oldu, Resulullah bizimle beraber oturur ve biz kendisine dizimiz mübarek dizine dokununcıya kadar yaklaşırdık ve istediği zaman yanımızdan kalkardı. Sonra sûrei «Kehf»te «وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذٖينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِىِّ» nâzil oldu ve binaenaleyh biz kalmadan kalkmayı terk buyurdu ve dedi ki «اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِى لَمْ يُمِتْنِى حَتَّىٓ اَمَرَنِىٓ اَنْ اَصْبِرَ نَفْسِى مَعَ قَوْمٍ مِنْ اُمَّتِى مَعَكُمُ الْمَحْيَا وَ مَعَكُمُ الْمَمَاتُ= hamdolsun Allaha ki ümmetimden bir kavm ile beraber nefsime sabrettirmemi bana emretmeden beni öldürmedi, hayat sizinle, memat sizinle.» ilh...
Zira