En'âm Sûresi 42. Âyet
Mekke · Cüz 7 · Sayfa 132
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَىٰٓ أُمَمࣲ مِّن قَبۡلِكَ فَأَخَذۡنَٰهُم بِٱلۡبَأۡسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ لَعَلَّهُمۡ يَتَضَرَّعُونَ ٤٢
Şüphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Bize yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntı ile yakalayıp cezalandırdık
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَآ اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ sen emîn ol ki senden evvel bir çok ümmetlere biz Resuller gönderdik, böyle tanımadılar, küfrettiler de فَاَخَذْنَاهُمْ بِالْبَاْسَآءِ وَالضَّرَّٓ اءِ biz de onları be’sâ’ ya’ni şiddetli fakr: me’ışet darlığı ve darrâ, ya’ni emraz ve âfât ile sıktık, fakr-u zaruretle tuttuk tazyık eyledik لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ ki tazarru’ etsinler, zilletlerini anlayıb ısyanlarına tevbekâr olsunlar, gufranımıza dehalet eylesinler, ya’ni bu hâl içinde tevbe ve tazarru’ etmeleri mümkin ve muhtemil idi.