AyetSûreler

Duhân Sûresi 11. Âyet

Mekke · Cüz 25 · Sayfa 496

يَغۡشَى ٱلنَّاسَۖ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمࣱ ۝١١

Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

يَغْشَى النَّاسَ nâsı saracak -

DUHANI MÜBÎN, aşikâra duman. Bu duhan hakkında iki tefsir rivayet olunmaktadır. Birisi İbni Mes’ud

Hazretlerinden mervi olduğuna göre şiddetli açlık ve kaht seneleridir, çünkü çok aç olan kimseye gerek gözlerinin za’fından ve gerek çok kuraklık ve kahtlık senelerde havanın fenalığından Semâ dumanlı görünür. Bir de Arab, galib olan şerre duhan tesmiye eder. Netekim dumanlı hava ta’birini biz de kullanırız. Vak’a şudur: Kureyş Resulullah sallâllahü aleyhi veselleme ısyanda ileri gitmek isteyince aleyhlerinde şöyle duâ etti: «اَللَّهُمَّ اشْدُدْ وَطْأَتَكَ عَلَى مُضَرَ وَاجْعَلْهَا عَلَيْهِمْ سِنِينَ كَسِنِى يُوسُوفَ» ya’ni Yusüfün seneleri gibi kıtlık seneleriyle tazyık olunmalarını niyaz eyledi. Bunun üzerine onları bir kaht yakaladı hattâ cife, kemik, ılhiz yediler, kişi Yer ile Gök arasını duman görüyordu, söyliyenin sesini işitir dumandan kendisini görmezdi. Buyurulduğu gibi halkı sarmıştı هٰذَا عَذَابٌ اَلٖيمٌ bu elîm bir azâb - diyorlardı. Ebû Süfyan bir kaç kişi ile Peygambere geldiler, Allah tealâya ve rahime and verdiler, eğer dua eder de bu hali üzerlerinden def’eylerse iyman edeceklerine vadleştiler