AyetSûreler

Bakara Sûresi 231. Âyet

Medine · Cüz 2 · Sayfa 37

وَإِذَا طَلَّقۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَبَلَغۡنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمۡسِكُوهُنَّ بِمَعۡرُوفٍ أَوۡ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعۡرُوفࣲۚ وَلَا تُمۡسِكُوهُنَّ ضِرَارࣰا لِّتَعۡتَدُواْۚ وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ فَقَدۡ ظَلَمَ نَفۡسَهُۥۚ وَلَا تَتَّخِذُوٓاْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوࣰاۚ وَٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ وَمَآ أَنزَلَ عَلَيۡكُم مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَٱلۡحِكۡمَةِ يَعِظُكُم بِهِۦۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمࣱ ۝٢٣١

Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde, artık kendilerini ya iyilikle tutun veya güzellikle salın. Yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak onları tutmayın. Her kim bunu yaparsa nefsine zulmetmiş olur. Sakın Allah’ın âyetlerini alay konusu edinmeyin, Allah’ın üzerinizdeki nimetini, size kendisiyle öğüt vermek üzere indirdiği kitap ve hikmeti hatırlayıp, düşünün. Hem Allah’tan korkun ve bilin ki Allah her şeyi bilir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَآءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ Kadınları tatlik ettiniz onlarda ecellerine yetiştiler mi, Ya’ni bervechi bâlâ bekliyecekleri müddetlerinin sonuna yaklaştılar mı -Lâfzı sarih ile «tallâktüha =onu boşadım» demek bir talâkı ric’î ifade edeceğine mebni hükmi sabıka tevfikan: فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ ya o müddet bitmeden derhal ric’at edib onları vechi ma’ruf ile ve hüsni suretle tutunuz اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ veya vechi ma’ruf ile salıveriniz وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِتَعْتَدُوا haklarına teaddi ve tecavüz etmek için, meselâ hul’a mecbur edib ellerinden bir bedel kapmak için onları zararla karşılayıb izrar etmek kasdile tutmağa kalkışmayınız. Eyice geçinmek maksadınız ve ümidiniz yoksa ilk talâkta güzelce salıveriniz de bir ıddet ile kurtulsunlar. Iddetlerinin nihayetlerine doğru müracaat edib tekrar boşamak suretiyle iki veya üç kere ıddet beklemeğe mecbur etmeyiniz وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ bunu, bu imsaki zırari her kim yaparsa فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُ muhakkak kendine zulmetmiş olur. وَلَا تَتَّخِذُوٓا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًا bir de Allahın âyetlerini eğlence gibi tutmayınız, alelhusus nikâh ve talâk hakkında pek ciddi olunuz. Zira âyatı ilâhiyeyi istıfaf küfürdür.»

Deniliyor ki ba’zıları nikâh, talâk ve atâk yapar sonra canım ben şaka yapıyorum dermiş, bu sebeble bu nazmı celil nâzil olmuş ve bunun için aleyhissalâtü vesselâm «üç şeyin ciddi cid, hezli de ciddir: Nikâh, talâk, atâk» buyurmuştur.

Binaenaleyh ey müslümanlar! bu babda hezilden, istıhfaftan son derece ictinab ediniz وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ de Allahın üzerinizde olan nimetlerini yad ediniz وَ bilhassa مَآ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُمْ بِهٖ size va’z-u irşad olarak üzerinize inzal buyurduğu kitab ve hikmeti hatırda tutunuz وَاتَّقُوا اللّٰهَ bu babda Allahdan korkunuz وَاعْلَمُوٓا ve biliniz ki اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلٖيمٌ bilâ şek velâ şüphe Allah her şeye alîmdir.- Yaptığınız, yapacağınız, terkettiğiniz ve edeceğiniz şeylerden hiç biri ona gizli kalmaz. Binaenaleyh siz onun nimetlerini unutur, bu kitab-ü hikmetin kadrini bilmez, hukukunu muhafaza etmez ahkâmına riayet eylemezseniz tasavvur edemiyeceğiniz envaı ıkaba giriftar olacağınızı bilmelisiniz. Bu âyet Sabit İbniyesar hakkında nazil olmuştur, sinanı ensarî dahi denilir: Zevcesini tatlık etmiş ıddetinin çıkmasına iki üç gün kala ric’at etmiş yine boşamış yine ric’at etmiş yine boşamış, bu suretle kadının zararına yedi ay geçmiş ve o zaman henüz talâk, tahdid edilmemiş imiş. ECEL; hem müddete, hem de müntehasına ıtlak olunur. BÜLÛĞ da bir şey’e erişmek demek olub tevessuan son derece yaklaşmak manasına dahi gelir. Binaenaleyh bülûğı ecel, ıddetin nihayetine erib bitirmek veya nihayetine yaklaşmak ma’nalarına muhtemildir. Halbuki balâda «وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فٖى ذٰلِكَ» buyurulmakla hakkı ric’atin ıddet içinde olmakla meşrut olduğu anlaşılmıştı, Burada ise «فَاَمْسِكُوهُنَّ» hakkı ric’ati ifade ettiğinden bu karine ile bu âyette bülûğı ecel ıddetin nihayetine yaklaşmak demek olduğu tezahür eder şimdi de ıddetin inkızasından sonraki hüküm beyan buyurulmak üzere buyuruluyor ki: