A'râf Sûresi 38. Âyet
Mekke · Cüz 8 · Sayfa 155
قَالَ ٱدۡخُلُواْ فِيٓ أُمَمࣲ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِكُم مِّنَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ فِي ٱلنَّارِۖ كُلَّمَا دَخَلَتۡ أُمَّةࣱ لَّعَنَتۡ أُخۡتَهَاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا ٱدَّارَكُواْ فِيهَا جَمِيعࣰا قَالَتۡ أُخۡرَىٰهُمۡ لِأُولَىٰهُمۡ رَبَّنَا هَـٰٓؤُلَآءِ أَضَلُّونَا فَـَٔاتِهِمۡ عَذَابࣰا ضِعۡفࣰا مِّنَ ٱلنَّارِۖ قَالَ لِكُلࣲّ ضِعۡفࣱ وَلَٰكِن لَّا تَعۡلَمُونَ ٣٨
Allah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: "Rabbimiz! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver". Allah der ki: "Herkesin azabı kat kattır, fakat siz bilemezsiniz
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
قَالَ Allah der ve hattâ bir çoklarına demiştir ki ادْخُلُوا فٖىٓ اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِى النَّارِ Cinn-ü İnsten sizden evvel geçen ümmetler içinde ateşe girin كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ sâbık velâhikten her ümmet girdikçe لَعَنَتْ اُخْتَهَا hemşiresine: -Arkasından gidib dalâlete düştüğü din kardeşinel â’net eder. Böyle fevc fevc girerler حَتّٰىٓ اِذَا ادَّارَكُوا فٖيهَا جَمٖيعًا nihayet hepsi orada; o ateşte birbirlerine ulandıklarında قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ sonrakileri: -Arkadan gidenleri veya sonra girenleri لُِاولٰيهُمْ evvelkiler hakkında:- Dünyada öne düşen metbu’ları veya ateşe önce girenleri hakkında Allaha hitaben derler ki رَبَّنَا هٰٓؤُلَآءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِنَ النَّارِ ya rabbena şunlar yokmu işte bizi bunlar şaşırdılar. Binaenaleyh sen bunlara ateşten katmerli bir azâb ver. Buna karşı قَالَ Allah, der ki لِكُلٍّ ضِعْفٌ hepimize katmerli: Lâhzadan lâhzaya artan katlama usuliyle mütezayid muzaaf bir azâb var. -Çünkü bir kerre iki taraf dalâlde müşterektir. Saniyen öndekilerin ıdlâli sonrakilerin de bu ıdlâli kabul ile tervicleri vardır. Tâbi’ ile metbu’ yekdiğerinden mütekabilen kuvvet almıştır. Bu suretle bir tarafın dalâl ve ıdlâli, diğer tarafın onları taklid ve küfürleri yekdiğerin seyyiât ve azâbını katlama tezyid eder. وَلٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ ve lâkin siz bilmiyorsanız.- Herkes kendi acısını tattığı için bir fırka diğerinin çektiğini bilmiyor. Yahud siz o katlamanın baliğ olacağı namütenahiyi birden bilemezsiniz. Binaenaleyh o azabın mikdar ve suretini ve keyfiyyet ve derecesini bilmezsiniz. Onu her lâhzasını göre göre namütenahî zamanda ta’kib edeceksiniz. Ancak şunu biliniz ki hepinizinki katlamadır. Bu cevab üzerine