AyetSûreler

A'râf Sûresi 154. Âyet

Mekke · Cüz 9 · Sayfa 169

وَلَمَّا سَكَتَ عَن مُّوسَى ٱلۡغَضَبُ أَخَذَ ٱلۡأَلۡوَاحَۖ وَفِي نُسۡخَتِهَا هُدࣰى وَرَحۡمَةࣱ لِّلَّذِينَ هُمۡ لِرَبِّهِمۡ يَرۡهَبُونَ ۝١٥٤

Musa’nın öfkesi geçince levhaları aldı. Onlardaki yazıda, ancak Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve rahmet vardı

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَلَمَّا سَكَتَ عَنْ مُوسَى الْغَضَبُ vaktâ ki Musâdan gadab, sükût etti -ya’ni sükûnet buldu zail oldu. Burada sükûnetin sükût ta’birile ifade olunuvermesinde beliğ bir istiâre vardır ki şöyle bir tasvir ifade eder: Gadab, Musâ üzerinde mütehakkim bir âmire benziyordu. Ağzını açmış onu durmadan şiddete teşvik ediyor: kavmine şöyle şöyle de, elvahı bırak, biraderini başından tut çek diye emirler veriyordu, Harunun hılm-ü ıhlâsı ile husni ifadesi üzerine susuverdi ve o vakıt Musâ اَخَذَ الْاَلْوَاحَ bıraktığı elvahı eline aldı وَفٖى نُسْخَتِهَا ki aldığı elvah nüshasında, yazısında هُدًى bir hüdâ bir beyanı hak وَرَحْمَةٌ bir rahmet: hayr-ü salâha irşad ile bir nı’met vardı -fakat her kese değil لِلَّذٖينَ هُمْ لِرَبِّهِمْ يَرْهَبُونَ rabları için rahib olanlaray a’ni Allah için ma’sıyyetten korkanlara mahsus. Bunun üzerine şu suretle tevbeye şüru’ ettiler: ١٥٥ وَاخْتَارَ مُوسٰى قَوْمَهُ سَبْعٖينَ رَجُلًا لِمٖيقَاتِنَا فَلَمَّآ اَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ اَهْلَكْتَهُمْ مِنْ قَبْلُ وَاِيَّاىَ اَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ السُّفَهَآءُ مِنَّا اِنْ هِىَ اِلَّا فِتْنَتُكَ تُضِلُّ بِهَا مَنْ تَشَآءُ وَتَهْدٖى مَنْ تَشَآءُ اَنْتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الْغَافِرٖينَ ١٥٦ وَاكْتُبْ لَنَا فٖى هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَآ اِلَيْكَ قَالَ عَذَابٖىٓ اُصٖيبُ بِهٖ مَنْ اَشَآءُ وَرَحْمَتٖى وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذٖينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذٖينَ هُمْ بِاٰيَاتِنَا يُؤْمِنُونَ ١٥٧ اَلَّذٖينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِىَّ الْاُمِّىَّ الَّذٖى يَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْجٖيلِ يَاْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَآئِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّتٖى كَانَتْ عَلَيْهِمْ فَالَّذٖينَ اٰمَنُوا بِهٖ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذٖىٓ اُنْزِلَ مَعَهُٓ اُولٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Meali Şerifi