Ankebût Sûresi 45. Âyet
Mekke · Cüz 20 · Sayfa 401
Namaz
ٱتۡلُ مَآ أُوحِيَ إِلَيۡكَ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَۖ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ تَنۡهَىٰ عَنِ ٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِۗ وَلَذِكۡرُ ٱللَّهِ أَكۡبَرُۗ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ مَا تَصۡنَعُونَ ٤٥
Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Anlamı
Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak ise en büyük şeydir.
Bir nükte
Elmalılı bir hadis aktarır: Namazı kişiyi kötülükten alıkoymuyorsa, o namaz kişiyi Allah’tan uzaklaştırmaktan başka bir şey artırmaz. Ona göre namazın hikmeti ve gayesi Allah’ı anmaktır. Ne olduğu bilinerek kılınan namaz, namaz dışındaki hayatı da düzeltir.
Düşün
Bir sonraki namazında okuduklarının anlamını düşünerek kıl.
Bu sade açıklama Elmalılı tefsirine dayanır; henüz bir ilim ehli tarafından gözden geçirilmedi.
Elmalılı Tefsiri
اُتْلُ مَآ اُوحِىَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ Sen, sana vahy olunan kitabı tilâvet eyle - vird ederek devam üzere tekrar tekrar güzel güzel oku. Ya’ni o örümcek kafalı kâfirlerin fitnelerine gam yeme de onlara karşı olmazsa kendi âleminde bu Kur’anı güzel güzel oku, zikr olunan Peygamberlerin ve ümmetlerin halleriyle Allahın âyatını düşün, onun için «اُتْلُ عَلَيْهِمْ» buyurulmamış, mutlak olarak «اُتْلُ» buyurulmuştur. وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ Ve namazı devam üzere kıl اِنَّ الصَّلٰوةَ hakikaten namaz تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَآءِ fahşadan - ya’ni açık çirkinlikten, edebsizlikten, fuhşiyyattan وَالْمُنْكَرِ ve münkerden: aklın ve şer’in beğenmiyeceği uygunsuzluktan, ma’sıyetten neyh eder. - Bir kerre namaz içinde bunlar yapılmaz, bundan başka, namaz hakikati: ne olduğu bilinerek kılınan sahih namaz, namaz haricinde de çirkinlikten, uygunsuzluktan nehyeder. Nehiy, intihayı istilzam etmese bile her halde ıktıza eder. Sahihan namaza devam edildikçe salâh artar. Resulüllah sallallahü aleyhi vessellemden merviydir ki: «kim bir namaz kılar da o kendisini fahşa ve münkerden nehyetmezse o namazla Allahdan uzaklaşmaktan başka bir şey artırmış olmaz = «مَنْ صَلَّى صَلَاةً لَمْ تَنْهَهُ عَنِ الْفَحْشَآءِ وَالْمُنْكَرِ لَمْ يَزْدَدْ مِنَ اللّٰهِ اِلَّا بُعْدًا» buyurmuştur. Onun için İbni Mes’ud Hazretleri demiştir ki: namazına itaat etmiyen Allah tealâdan uzaklığı artırmaktan başka bir şey yapmaz.» Bunun sebebi, çünkü namaza itaat onu hududuna riayet ederek hakkıyle kılıp nehyini tutmakla olur. «فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّٖينَ اَلَّذٖينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ» buyurulduğu üzere namaz kılıyor görünüp de namazın ne demek olduğundan gafil olanların vay hallerine. Onun içindir ki «قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ اَلَّذٖينَ هُمْ فٖى صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ» buyurulmuştu. Zira sûrei «Taha» da «وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ لِذِكْرٖى» buyurulduğu vechile namazın hikmeti, gayesi Allahın zikridir. Ya’ni Allahı anmak ve bu sâyede «فَاذْكُرُونٖٓى اَذْكُرْكُمْ» müeddasınca Allahın anmasına irmektir. Bu suretle namaz bir mi’racdir. Bunu bilenler «اَلَّذٖينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ» mantukunca kendilerini her dem rablarının huzurunda mülâkat halinde bulunuyorlar gibi zevk içinde bir niyyet ve ıhlâs ile kılarlar. وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُ Ve her halde Allahın zikri: namaz en büyük iştir. - Ya’ni asıl künh-ü hakikati Allahi zülcelâli anmak ve onun celâl-ü kibriyası huzurunda kulun tahavvülât ve tetavvuratıyle acz-ü ıhtiyacını arz etmek demek olan namaz, haddi zatında en büyük âmildir. Yâhud, Allah tealânın sizi anması sizin onu anmanızdan daha büyüktür. Kul, Allah tealâyı celâl-ü cemaliyle yad ettiği zaman onun huzurı kibriyasında fahşa ve münkerden kaçınarak edeb-ü ıhlâs ile yükseleceği gibi Allah tealânın onu yad etmesini düşündüğü zaman ındi ilâhîde zerre kadar seyyiât ile anılmayı kimse arzu etmiyeceğinden her dem rızaya yükselmek için hissi hasenat ile meşbu’ olur. Ve şübhe yok ki bu his, evvelkinden daha büyük bir âmili salâh olur. Düşünmeli ki Allah, Kur’anında Fir’avn gibileri nasıl anıyor, Peygamberleri ve mü’minleri nasıl anıyor. وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَاتَصْنَعُونَ Hem Allah, her ne işlerseniz bilir - ona göre anar ve ona göre ceza verir. ٤٦ وَلَا تُجَادِلُوٓا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّتٖى هِىَ اَحْسَنُ اِلَّا الَّذٖينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُوٓا اٰمَنَّا بِالَّذٖٓى اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ ٤٧ وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَآ اِلَيْكَ الْكِتَابَ فَالَّذٖينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يُؤْمِنُونَ بِهٖ وَمِنْ هٰٓؤُلَآءِ مَنْ يُؤْمِنُ بِهٖ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَآ اِلَّا الْكَافِرُونَ ٤٨ وَمَا كُنْتَ تَتْلُوا مِنْ قَبْلِهٖ مِنْ كِتَابٍ وَلَا تَخُطُّهُ بِيَمٖينِكَ اِذًا لَارْتَابَ الْمُبْطِلُونَ ٤٩ بَلْ هُوَ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ فٖى صُدُورِ الَّذٖينَ اُوتُوا الْعِلْمَ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَآ اِلَّا الظَّالِمُونَ ٥ وَقَالُوا لَوْلَآ اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَاتٌ مِنْ رَبِّهٖ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاِنَّمَآ اَنَا نَذٖيرٌ مُبٖينٌ ٥١ اَوَ لَمْ يَكْفِهِمْ اَنَّآ اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلٰى عَلَيْهِمْ اِنَّ فٖى ذٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرٰى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Meali Şerifi