Âl-i İmrân Sûresi 84. Âyet
Medine · Cüz 3 · Sayfa 61
قُلۡ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا وَمَآ أُنزِلَ عَلَىٰٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَٱلۡأَسۡبَاطِ وَمَآ أُوتِيَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمۡ لَا نُفَرِّقُ بَيۡنَ أَحَدࣲ مِّنۡهُمۡ وَنَحۡنُ لَهُۥ مُسۡلِمُونَ ٨٤
De ki: "Allah’a, bize indirilen (Kur’ân)e, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Musa’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık. Onların arasında hiçbir fark gözetmeyiz, biz O’na teslim olmuşlarız
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
Bu açıklama 84–91. âyetleri birlikte ele alır.
İşte tevhidi İlâhînin neticei zaruriyyesi olmak üzere bütün Enbiya ve kütübi İlâhiyeyye Allaha karşı değil, Allahın olmaları ve ancak Allaha ubudiyyet etmeleri haysiyyetinden iman edilmedikçe ma’nayı islâm ve tevhid tahakkuk etmez. Allaha değil, kendine kul olmaya da’vet edenler Allahın Resulü olamaz. Sefir ancak mürsiline da’vet eder. Ve Resulü inkâr etmek de mürsile küfrolur. Dini hakk olan İslâmın esası bu imanı tevhid ile inkıyadı İlellahdır. Bundan çıkmak irtidad, bunun maadası küfürdür. Velev bir Rasulü olsun diğerlerinden ayırıb inkâr etmek mahiyyeti risaleti inkâr etmektir. Mahiyyeti risaleti inkâr etmek bütün Peygamberleriyle beraber Hak tealâyı inkâr etmektir. 86. كَيْفَ يَهْدِى اللّٰهُ قَوْمًا كَفَرُوا «وَلَاهُمْ يُنْظَرُونَ» e kadar ba’delislâm irtidad ederek medineden kaçıb mekke müşriklerine dehalet eden bir kaç kişi hakkında nâzil olmuştur.
90. اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا بَعْدَ اٖيمَانِهِمْ ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَنْ تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْ bunlar hakkında tevbenin kabul edilmemesi cayi bahs olmuştur. En muraccah ma’nâ şudur: Çünkü böyleleri ölüm emaresini görüb hayattan ümidini kesmedikce tevbe edib imana gelmezler. Halbuki imanı yeis makbul değildir. Bunun izahı «وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذٖينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّئَاتِ حَتّٰىٓ اِذَا حَضَرَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ اِنّٖى تُبْتُ الْئٰنَ وَلَاالَّذٖينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌ» âyetidir. ( سُورَةُ النِّسَاءِ). Şimdi İslâmın ahkâmı ameliyesine ve tatbikatına geçelim: Anlaşıldı ki indallah makbul olan din, islâmdan ibarettir. Ve İslâmdan başka bir din arayanın dini kabul edilmez, akıbeti husran olur. Allaha ve Allahdan gelene tam bir iman ve islâm bulunmadıkca Ahırette hiç bir dünya dolusu altınlar infak etmiş olsalar da Ahırette kendilerini kurtaramazlar. Fakat buna mukabil nusrati ilahiyyeye ermek ve nâili birr-ü naîm olmak isteyen ey mü’minler siz de: ٩٢ لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَىْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِهٖ عَلٖيمٌ
Meali Şerifi