Âl-i İmrân Sûresi 62. Âyet
Medine · Cüz 3 · Sayfa 58
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡقَصَصُ ٱلۡحَقُّۚ وَمَا مِنۡ إِلَٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٦٢
İşte (İsa hakkında söylenen) gerçek kıssa budur. Allah’tan başka hiçbir tanrı yoktur. Muhakkak ki Allah çok güçlüdür ve hikmet sahibidir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
Bu açıklama 62–63. âyetleri birlikte ele alır.
GELELİM ÂLİ İBRAHİME VE ISTIFAİ MUHAMMEDİYE: «لَآ اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ اِنَّ الدّٖينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ» olduğu aklen ve naklen, ilmen ve hikmeten muhkem bir surette sabit olduktan sonra şimdi müfsidlerin itirazına bakmıyarak kelimeleri dağıtmayib toplamalı, müteşettit, müteferrik kelimeleri, vücuhi ıhtilâfi bırakmak ve en muhkem olan vechi ittifakı ahzeylemek suretiyle kelimei İsanın kelimei Âdeme ircaı ve her ikisinin şeriksiz halik ve âmir bir Allaha inkiyad nisbetinde tevhidi gibi bihakkın tevhid etmeli ve binaenaleyh Âdemin en güzide sülâlesi olan İbrahim silsilesinde bilhassa Âli İbrahim denilen şu’be ile Âli Imran denilen ve ıhtilâfa düşmüş bulunan şu’beler beyninde müsavi ve müttefakun aleyh bir kelimei hakka davet eylemelidir.
Bunun için ya Muhammed: ٦٤ قُلْ يَآاَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَآءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِهٖ شَيْئًا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ
Meali Şerifi