AyetSûreler

Âl-i İmrân Sûresi 52. Âyet

Medine · Cüz 3 · Sayfa 56

۞فَلَمَّآ أَحَسَّ عِيسَىٰ مِنۡهُمُ ٱلۡكُفۡرَ قَالَ مَنۡ أَنصَارِيٓ إِلَى ٱللَّهِۖ قَالَ ٱلۡحَوَارِيُّونَ نَحۡنُ أَنصَارُ ٱللَّهِ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَٱشۡهَدۡ بِأَنَّا مُسۡلِمُونَ ۝٥٢

İsa onların inkârlarını hissedince: "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler: "Allah yolunda yardımcılar biziz. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki, biz muhakkak müslümanlarız." dediler

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

فَلَمَّآ اَحَسَّ عٖيسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ – İsanın tevhide daveti üzerine Beni İsrailin az bir taifesi iman etmiş, ekserîsi etmemiş idi. İman etmiyenler mahud küfürlerini, sui niyyetlerini İsaya ıhsas ettiler, o da bunlardan bu küfrü hissedince مَنْ اَنْصَارٖٓى اِلَى اللّٰهِ dedi. Kendine özü Allaha doğru yardımcılar aradı.»- Bu cümle «ilâllah» kaydının Ensardan veya «ya»dan hal olmasına ve «ilâ» nın mânâsına nazaran müteaddid mânâlara muhtemildir:

1- Ben Allaha giderken yardımcılarım kimler? مَنْ اَنْصَارِى مُتَوَجِّهًا اِلَى اللّٰهِ ذَاهِبًا اِلَى اللّٰهِ. 2- Allaha müslim ve münkad olarak bana yardım edecekler kimler? مَنْ اَنْصَارِى مُسْلِمِينَ اِلَى اللّٰهِ. 3- Benim Allah için yardımcılarım kimler? مَنْ اَنْصَارِى لِلّٰهِ. 4- Allah ile beraber olub yardımcım olacak nasırlarım kimler? مَنْ اَنْصَارِى مَعَ اللّٰهِ. 5- Allaha iman ve islâm etmiş, nefsini Allaha teslim eylemiş olub da yardımını Allaha muzaf kılarak ve Allah rızasından başka bir şey düşünmiyerek bana Allah yardımcı yapacak, hulâsa özü Allaha bağlı, Allaha doğru ensarım, yârânım kimler? مَنْ اَنْصَارِى مُضِيفًا نَفْسَهُ اِلَى اللّٰهِ اَوْ مُنْهِيًّا نَصْرَهُ اِلَى اللّٰهِ. Bu mânâ hepsini cami’dir. Cevab da buna daha mutabıktır, Hazreti İsanın bu talebi ilk olarak bir te’sisi ictimaî yapıyordu. Kelime mukaddemâ rahimi Meryemde ıstıfai İlahî ile tecessüm ettiği gibi şimdi de haricde tecessüme başlıyordu ki İsanın Dünyada vecahati bununla olacaktı. Bu andan itibaren dini tevhid yalnız maneviyyette kalmıyacak maddiyyette de geçecekti. Bu talebe İsanın ihyai mevtâ mucizesinin semerei hasılası olan en güzide eshabı Havâriyyun cevab verdiler:

قَالَ الْحَوَارِيُّونَ Havâriyyun bir ağızdan dediler ki نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِ o Allah yardımcıları Allah yârânı biziz. Yani biz allah için sana yardımcıyız. Zira sana yardım Allaha yârlıktır, Allah rızasına muvafıktır. Çünkü sen onun Resulüsün. Bundan sen Allah değilsin biz sana yardım etmeyiz gibi veya sen Allahsın binaenaleyh biz de senin yardımcılarınız gibi bir sui iham çıkmamak için sözlerini tavzıh ettiler, yani اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ Biz Allaha iman ettik ve sen şahid ol ki biz şüphesiz müslimiz, Allah ve Resulüne mutı’iz.» -İşte Nesârâya Nesârâ denmesinin sebeblerinde birisi İsa ile Havâriyyun arasındaki bu nusret biatıdır. Onlar o zaman böyle müsliman müvahhid idiler. Bununla dini islâma daveti Muhammediyyeye de manen ıkrar vermişlerdi. Bunun için Havâriyyun cevablarını şu dua ile bitirdiler: