Âl-i İmrân Sûresi 20. Âyet
Medine · Cüz 3 · Sayfa 52
فَإِنۡ حَآجُّوكَ فَقُلۡ أَسۡلَمۡتُ وَجۡهِيَ لِلَّهِ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِۗ وَقُل لِّلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡأُمِّيِّـۧنَ ءَأَسۡلَمۡتُمۡۚ فَإِنۡ أَسۡلَمُواْ فَقَدِ ٱهۡتَدَواْۖ وَّإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنَّمَا عَلَيۡكَ ٱلۡبَلَٰغُۗ وَٱللَّهُ بَصِيرُۢ بِٱلۡعِبَادِ ٢٠
Buna karşı seninle münakayaşa kalkışırlarsa de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah’a teslim etmişimdir". Kendilerine kitap verilenlere ve (kitap verilmeyen) ümmîlere de ki: "Siz de İslâm’ı kabul ettiniz mi?" Eğer İslâm’a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah kulları görendir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اَسْلَمْتُ وَجْهِىَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِ Ben Allaha teslimi nefsettim, tertemiz, şeksiz şüphesiz, halis muhlis bir surette Allah yolunu, Allah dinini tuttum, ancak Allaha teveccüh ettim, bana tâbi’ olanlar da böyle. İşte ma’nayı İslâm, işte Muhammed ve ümmeti Muhammedin dini. İşte ebedî selâmetin tarikı hakkı, sıratı müstakimi. وَقُلْ لِلَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّٖنَ bu da risaleti Muhammediyyenin umuma şümulünü ıhtardır. Zira bu tasniften harici bir sınıfı beşerî yoktur, kitab verilmiş olanlar Yehud ve Nesârâ ve şebihlerine «ümmiyyîn» de kitabsız Arab müşriklerine ve onlar gibi kitabı olmıyanlara şamildir. Hıtab Arab ve Acem diye değil bu evsafı umumiyye iledir. Vazifei tebliğ bunlaradır. Bu vazife yapıldıktan sonra bunları kabulden imtina’ edib küfr-ü ıhtılâfa sapmalarının mes’uliyyeti Resulullaha raci’ değil temamen kendilerine aiddir. Bu mes’uliyyeti böyle küfürlerin cezalarını tebliği dahi vazifei risalet cümlesindendir. Rivayet olunuyor ki Resulullah bunu Ehli kitaba kıraet ettiği zaman «ئَاَسْلَمْتُمْ» hıtabına karşı «اَسْلَمْنَا» dediler, bunun üzerine Yehudîlere «İsa, Allahın kelimesi ve abdi ve resulü olduğuna şehadet eder misiniz?» buyurdu «Maazallah» dediler, Nesârâya da «İsa, Allahın abdi ve resulü olduğuna şehadet edermisiniz? buyurdu bunlar da «maazallah İsa abid mi olur?» dediler. «وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ» buna işaret ve maba’dinin dahi tebliğini emirdir.