AyetSûreler

Âl-i İmrân Sûresi 193. Âyet

Medine · Cüz 4 · Sayfa 75

رَّبَّنَآ إِنَّنَا سَمِعۡنَا مُنَادِيࣰا يُنَادِي لِلۡإِيمَٰنِ أَنۡ ءَامِنُواْ بِرَبِّكُمۡ فَـَٔامَنَّاۚ رَبَّنَا فَٱغۡفِرۡ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرۡ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ ٱلۡأَبۡرَارِ ۝١٩٣

Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

رَبَّنَآ اِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادٖى لِلْاٖيمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ ya rabbena! biz bir münadi, bir da’vetci işittik ve dinledik ki «rabbınıza iman ediniz» diye çağırıyordu -bu çağıran Resulullah veya Kur’andır.- Bu «nida» bizim kulaklarımızda, vicdanımızda tesirini gösterdi, çınladı, hılkati âlem nizamsız, hikmetsiz olmadığı içindir ki bu nida, bizde icrayı te’sir etti ve iyman-ü iykanımıza sebeb oldu فَاٰمَنَّا biz de iyman ettik رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئاَتِنَا burada zünub, kebair; seyyiat sagair ile tefsir olunmuştur ki «اِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَآئِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ» âyeti de bunu müeyyiddir. وَتَوَفَّنَا مَعَ الْاَبْرَارِ ve bizim ruhlarımızı ebrar ile beraber olarak kabzet, yani bizi onlardan ma’dud kıl, onlarla beraber haşret