AyetSûreler

Âl-i İmrân Sûresi 175. Âyet

Medine · Cüz 4 · Sayfa 73

إِنَّمَا ذَٰلِكُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ يُخَوِّفُ أَوۡلِيَآءَهُۥ فَلَا تَخَافُوهُمۡ وَخَافُونِ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ ۝١٧٥

(Size o haberi getiren) ancak şeytandır, (sadece) kendi dostlarını korkutabilir. Onlardan korkmayın, eğer mümin iseniz benden korkun

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اَلَّذٖينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖينَ bu âyetler de «Bedri suğra» gazvesi hakkında nâzil olmuştur. Rivayet olunuyor ki Ebu Süfyan «Uhud» den Mekkeye gitmeğe azmettiği zaman «ya Muhammed mevi’dimiz «Bedri suğra» Mevsimi olsun, orada çarpışırız istersen» diye bağırmıştı. Hazreti Peygamber de Hazreti Ömere «بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ ذٰلِكَ اِنْ شَاءَ اللّٰهُ» diye cevab vermesini emretmiş idi. Vakit gelince Ebu Süfyan ma’iyyetini alıb çıktı. «مَرِّ الظَّهْرَانِ» nam mevkıa kondu, fakat Allah kalbine bir ru’b ilka etti, cayıb dönmek istedi o sırada Nüaym ibni Mes’udı Eşceîye rastgeldi ki bu Nüaym, umre yapmış geliyordu, buna ya Nüaym, ben Muhammedle «bedr» mevsimine çarpışmaya vaidleşmiş idim, bu sene ise kurak, bize her halde ağaçlarda hayvan yayacağımız ve süt içeceğimiz bir sene yaraşır, bunun için dönmek istiyorum velâkin Muhammed çıkar da ben çıkmamış bulunursam cür’et artar, Medineye git onları oyala, ta’vık et, sana on deve vereyim» demiş idi, Nüaym yola çıktı, geldi gördü ki müslimanlar hazırlanıyorlar, «bu, dedi, doğru bir reiy değil, onlar diyarınıza geldiler, bir çoğunuzu katlettiler, siz üzerlerine giderseniz hiç biriniz geri gelmez, ve bu söz bir takımları üzerinde icrayı te’sir etti, Resulullah bunu anlayınca «Muhammedin canı elinde olan Allaha kasem ederim ki ben yalnızca çıkarım» buyurdu, ve ma’iyyetinde yetmiş kadar zevat ile hareket etti ki İbni Mes’ud Hazretleri de içlerinde idi, gittiler, «Bedri suğra» ya vardılar, «Bedri süğra» Beni Kinaneye aid bir sudur ki bir pazar yeri idi, burada her sene sekiz gün toplanırlar idi. Hazreti Peygamber ve Eshabı müşriklerden kimseye tesadüf etmediler, pazara gittiler, yanlarında nefakaları ve emvali ticariyyeleri de vardı, alış veriş ettiler, bire iki kazandılar ve Medineye salimen ve ganimen geldiler ki bu âyet bunlar hakkındadır. Ebu Süfyan da Mekkeye dönmüştü, Mekke ahalisi onun askerine «جَيْشُ السَّوِيق» tesmiye ettiler, «siz sevık içmeğe çıkmışsınız» dediler.

175. اِنَّمَا ذٰلِكُمُ الشَّيْطَانُ o sizi alıkoymak isteyen Şeytan, yahud o Şeytan يُخَوِّفُ اَوْلِيَآءَهُ sizi dostlarından korkutuyor. -Burada Şeytan, müslimanları alıkoymak istiyen o herif veya onu sevkeden, dostları da Ebu Süfyan ve arkadaşları olduğunu ve manâ «يُخَوِّفُكُمْ اَوْلِيَاءَهُ» takdirinde bulunduğunu müfessirîn beyan ediyorlar. فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖينَ binaenaleyh ey müslimanlar Şeytanın dostlarından korkmayınız, benden korkunuz, siz hâlıs mü’min iseniz böyle olmanız lâzım gelir.

Şimdi bütün bu vakayı’ üzerine Resulullahı tesliye siyakında telvini hıtab ile buyuruluyor ki: Ya Muhammed