AyetSûreler

Âl-i İmrân Sûresi 164. Âyet

Medine · Cüz 4 · Sayfa 71

لَقَدۡ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ إِذۡ بَعَثَ فِيهِمۡ رَسُولࣰا مِّنۡ أَنفُسِهِمۡ يَتۡلُواْ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمۡ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَإِن كَانُواْ مِن قَبۡلُ لَفِي ضَلَٰلࣲ مُّبِينٍ ۝١٦٤

Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden, onlara kendi âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ اِذْ بَعَثَ فٖيهِمْ رَسُولًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ Bu ne büyük bir minneti İlâhiyyedir. Bütün âlemi beşeriyyete bir tarihi hidayet açan ve âlemîne mahzı rahmeti İlâhiyye olan böyle bir Resuli âlîşânın ümmeti bulunan ve alelhusus şerefi suhbet ve refakatiyle müşerref kılınan mü’minlere ne mutlu? Öyle bir Resul ki يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِهٖ onlara vahyi takrir ederek Allahın âyetlerini okur maarifi İlâhiyyeye isal ve kuvvei nazariyyelerini terbiye eder وَيُزَكّٖيهِمْ onları tenzib-ü tasfiye eyler de kuvvei ameliyyelerini, ahlâklarını tekemmül ettirir وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ onlara kitab ve hikmet talim ederek rabbaniyyete i’lâ eyler. -kitab, zavahiri şeriate, hikmet de onun mehasin veledünniyyatına, esrar-ü ılel ve menafııne işarettir. Halbuki وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَفٖى ضَلَالٍ مُبٖينٍ bundan evvel aşikâr bir dalalet içinde bulunuyorlardı. O cahiliyyet ve dalâl bir kaç sene içinde birdenbire bu yüksek hidayet ve hikmete münkalib oluverdi. Ve bu suretle kurum kadîme tarihı kapanıverdi. Binaenaleyh buna ümmet olan mü’minlere fütur yakışır mı? Bu böyle iken